KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/11231 E., 2010/7342 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
239 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 21/10/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 15/07/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı, Milli Emlak Müdürlüğü adına kayıtlı 6 nolu parsel üzerine ev yaptığını, daha sonra bu parseli satın alan davalı ...'nin bu yeri ihale ile satmaya çalıştığını, taşınmaz üzerine iyi niyetli olarak inşaat yaptığını ileri sürerek, davalı ...'nin maddi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir.
Davalı ise; davacının, başkasına ait olduğunu bildiği taşınmaz üzerine kötü niyetli olarak inşaat yaptığını belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davacının iyi niyetli olmadığı, yaptığı giderlere kendisinin katlanması gerektiği gerekçesiyle, istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalı ...'nin taşınmazı ihale yolu ile satmaya çalışması nedeniyle zarara uğrayacağını belirterek dava açmıştır. Dosyadaki kanıtlardan, dava konusu taşınmazın henüz satılmadığı anlaşılmaktadır. Üzerine inşaat yapılan taşınmaz satılmadığına göre, gerçekleşmiş bir zararı bulunmamaktadır. Doğmamış bir zararın ödetilmesi amacıyla dava açmakta hukuki yarar bulunduğundan söz edilemez.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, hukuki yarar yokluğu nedeniyle istemin reddedilmesi gerekirken, işin esası incelenerek yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/11231, K. 2010/7342, 17 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama