KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/11612 E., 2010/7006 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 18/07/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince; dava, mirasbırakan adına kayıtlı taşınmazdan toprak alınması nedeniyle eski hale getirme bedelinin ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Yerel mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, 8.800 m2 yüzölçümündeki taşınmazın toprak alınmayan bölümünün değer kaybına uğrayıp uğramadığı, davacının zarara uğrayan bölümü kullanma olanağı bulunup bulunmadığı değerlendirilmemiştir.
Bu durumda, toprak alınmak sureti ile zarar verilen alan dışında kalan kısımda bir değer kaybının olup olmadığı, davacının kalan bölümü kullanabilip kullanamayacağı ve zarar verilen alanın gerçek değerinin mülk sahibi bilirkişilerinin de katılımı ile yöntemine uygun biçimde belirlenmesi gerekir.
Ayrıca, eski hale getirme bedelinin taşınmazın sürüm değerini geçemeyeceği ve taşınmaz mülkiyetinin davacıda kaldığı göz önüne alınarak, belirlenen zarardan davalılar yararına uygun bir indirim yapılmalıdır.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, eksik incelemeyle ve yetersiz bilirkişi raporuna göre yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/11612, K. 2010/7006, 10 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama