KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/11703 E., 2010/7455 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 23/05/2007 gününde verilen dilekçe ile davalılar arasındaki otomobil satışının muvazaa nedeniyle iptalinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili ve davalı ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Davalılardan ... ’in temyizi yönünden; davacılar, mirasbırakanlarına ait olan aracın sahte vekaletnameye dayalı satışlar ile davalılardan ... adına tescil edildiğini, bu satışlarının iptali amacıyla açtıkları davanın kabul edildiğini, bu arada davalılardan ...’ın aracı diğer davalı ...’e sattığını bildirerek, bu satışında iptali ile aracın mirasbırakanlarına ait olduğunun tespitini istemişlerdir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davacıların açmış olduğu önceki davada, trafik sicilindeki araç kaydı üzerine satış yasağı konulmamasının sağladığı kolaylıktan yararlanan davalılardan ..., adına kayıtlı bulunan aracı 30.03.2006 günlü noter satışı ile diğer davalı ...’e satarak devretmiştir. Bundan sonra davalılardan ...’ın yapılmış olan satışın geçersiz olduğu benimsenerek, aracın davacıların mirasbırakanına ait olduğuna ilişkin olarak verilen 16.11.2006 günlü karar kesinleşmiştir. Böylece davalılardan ...’ın aleyhine açılan davanın devamı sırasında satış yaparak kötü niyetli davrandığı anlaşılıyorsa da, diğer davalı ...’in onunla el ve işbirliği içinde davrandığı ve mülkiyetinin çekişmeli olduğunu bildiği aracı satın aldığı konusunda bir kanıt yoktur.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davalılardan ...’in iyi niyetli alıcı olduğu kabul edilip onun hakkındaki istemin reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle onun da sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
2-Diğer davalı ...’ın temyizine gelince; daha önce açılmış olan davada, aynı araç nedeniyle davalılardan ... hakkında verilmiş olan kararın eldeki davanın yargılaması aşamasında kesinleşmiş olduğu anlaşıldığına göre davalılardan ... hakkındaki eldeki bu dava konusuz kalmış olup onun hakkında yeniden karar verilmesine gerek yoktur.
Yerel mahkemece açıklananan yön gözetilmeyerek, yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/11703, K. 2010/7455, 21 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama