KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/11798 E., 2010/6936 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 02/03/2009 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 07/07/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı; davalının, 28.02.2009 günü Sinop’da yaptığı seçim konuşmasında kendisini “maganda-külhanbeyi üslubu kullanmakla, zarafetten, terbiyeden, nezaketten saygıdan uzak olmakla, ne söylediğini bilmemekle, devlet sorumluluğu taşımamakla, adam olamamakla ve yalancı olmakla” suçladığını belirterek, kişilik haklarına saldırı nedeni ile uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiştir.
Davalı ise, davacının konuşma yöntemine yönelik düşünce, görüş ve eleştiri içeren konuşma nedeni ile manevi tazminat istenmesinin haksız olduğunu, davacının konuşmalarında sık sık argo sözcük ve söylemler kullanan davacının eleştirilmeyi göze alması gerektiğini belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece; davalının Sinop'taki toplantıda yaptığı konuşmada söylediği bazı sözlerin eleştiri sınırlarını aşarak davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu gerekçesiyle davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Dava konusu sözlerin söylendiği toplantıda yapılan konuşma bir bütün olarak incelendiğinde; bir muhalefet partisinin genel başkanı olan davalının seçim toplantısında; davacının başbakan olarak görev aldığı hükümetin iş ve eylemlerine yönelik eleştiriler yönelttiği, bu konudaki düşünce ve görüşlerini açıkladığı, genel başkanı olduğu siyasi parti ve kendisi hakkında eleştirilerde bulunan davacının, kişilik haklarına yönelik olmayan sert eleştirilerde bulunduğu, siyasi bir kişilik olan davacının hakkında yapılan sert eleştirilere katlanması gerektiği, konuşmanın tümünün eleştiri sınırları içinde kaldığı anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. 10/06/2010
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/11798, K. 2010/6936, 10 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama