KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/11995 E., 2010/7243 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
386 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 06/06/2006 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 26/12/2007 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, ... gazetesinin 18.04.2006 ve 19.04.2006 günlü sayılarında “Ah ...!..”, ve “... Hanımın Göğsündeki Dert!..” başlığı ile yazılan yazıların kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu belirterek, davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemiştir.
Davalılar ise, davacının eşinin bazı personel hakkında rapor ve fiş düzenlediğini, yayının gerçek olduğunu ve davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmadığını ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece; davacının eşinin görev yaptığı dönemdeki uygulamalarının eleştirildiği yazının davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmadığı gerekçesiyle istem reddedilmiştir.
Dosya içeriğinden, Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığı görevinden emekli olan davacının eşi ... ...’ın, yakalandığı kanser hastalığından kurutulamayıp yaşamını yitirdiği anlaşılmaktadır. Bunun üzerine davalılardan ... tarafından yazılan “Ah ...!..” ve “... Hanımın Göğsündeki Dert!..” başlıklı yazılarda.
“Postmodern darbenin… ağır toplarının emrinde çalışırdı!..”, ”Kendisini kullananlar aramaz sormaz olmuştu, kirletilmiş bir mendil gibi, çöpe atıldığını düşünüyordu!..”, ”Atalarının dini peşini bırakmıyordu.”, “Bir dönemin Milli Eğitim ekibine bak: Kimi kansere yenik düştü kimi kanser tedavisi görmekte.”, ”İbretlik!.. ‘Etme bulma dünyası... Mazlumun âhı devirir şâhı…”, ”Yerin altındakiler ne halde bilmeyiz de...
Üstü perişan!, Dün alttakilerden birini anmıştık... ... ....”, “Gel kardeşim, tövbe et’ dedik. ‘Iıııh!’ dedi. Enâniyet!... Nasipsizlik!.. Mühür…”, ”Sütü bozuk bir sürece verdiği destekten dolayı hayır duası alamadığını, aksine ‘lanetlendiğini’ söylemek…”, biçiminde anlatımlara yer verilmiştir.
Dava konusu yazıda, davacının ölen eşinin 28 Şubat 1998 döneminde Milli Eğitim Bakanlığı’nda yaptığı görev nedeniyle 8 yıllık zorunlu eğitim sistemini savunduğu, haksız bir takım uygulamalar yaptığı, bir çok kesimin ahını aldığı ve bu nedenle kanser hastalığına yakalanarak öldüğü belirtilmiştir. Eşi hakkında yazılan yazıda yer alan sözlerin eleştiri sınırını aştığı ve davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu sonucuna varılmaktadır.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davacı yararına uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/11995, K. 2010/7243, 16 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama