KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/12847 E., 2010/8677 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma
Davacı ... Bakanlığı vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 19/02/2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle yaşamını yitiren desteğin yakınlarına yargı kararı gereğince ödenen maddi ve manevi tazminatın, haksız eylem sorumlusu olan davalıdan rücu yolu ile alınması istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı idarenin maddi ve manevi tazminat ödenmesine neden olan aynı olay nedeniyle, ölenin anne ve babası tarafından davalı hakkında Şile Asliye Hukuk Hakimliği’nde açılan manevi tazminat davası sonunda, davalı manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş ve kabul edilen manevi tazminatı 13.04.2006 günü ödemiştir.
Davacı Bakanlığın rücu yolu ile tahsil istemi içerisinde kendisi tarafından ödenen manevi tazminat ve bu tazminata işletilen faiz de bulunmaktadır. Oysa davalı tarafından manevi tazminat ödemesi yapılmış olduğundan, manevi tazminatın tekliği ve bölünmezliği ilkesi nedeniyle artık yeniden manevi tazminat istenemez.
Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilerek, manevi tazminat isteminin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/12847, K. 2010/8677, 14 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama