KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/13019 E., 2010/9222 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
638 kelime·3 dk okuma
Davacı ... ve mirasçıları vekili Avukat ... tarafından, davalı-karşı davacı ... aleyhine 28/01/2003 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın ve karşı davanın kısmen kabulüne dair verilen 05/05/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı-karşı davalılar vekili ile davalı-karşı davacı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacıların diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle yaralanan desteğin daha sonra ölmesi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların ödetilmesi istemine ilişkin olup yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Davacı ..., davalının sürücüsü olduğu araç ile kendisine çarpması nedeniyle yaralandığını, tedavi harcamaları yaptığını, iş göremez durumda kaldığını belirterek, uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesini istemiş; yargılama aşamasında yaşamını yitiren Yusuf Dursun’un mirasçıları davaya devam etmişlerdir.
Davalı ise, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuş, açtığı karşılık davada, aracında meydana gelen değer kaybının, onarım süresince yaptığı ulaşım harcamalarının ve uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiştir.
Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın
gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.
Dava konusu olayda; mirasbırakanın bir süre komada kalarak yaşamını yitirdiği, olayın meydana geliş biçimi, davalı sürücünün kusuru, olay günü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacılar yararına takdir edilen 1.000,00 TL manevi tazminat, arzulanan manevi doyum duygusunu gerçekleştirmekten uzak olup azdır. Davacılar yararına daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmemiş olması;
3-Davalının diğer temyiz itirazına gelince; asıl dava, davacıların mirasbırakanı tarafından açılmış, yargılama aşamasında onun ölümünden sonra mirasçıları tarafından açılan davaya devam olunmuştur. Daha açık bir anlatımla, mirasbırakanın sağlığında açtığı davada defin gideri istemi bulunmamaktadır.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 74. maddesinde yer alan yargıcın tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup ondan fazlasına ya da başka bir şeye karar veremeyeceğine ilişkin düzenlemeye aykırı olarak ve istek aşılarak, davalının defin gideri ile de sorumlu tutulmuş olması;
Usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davacılar yararına 2.000,00 TL manevi tazminat takdir olunmak ve defin giderine ilişkin yanlışlık giderilmek suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/13019, K. 2010/9222, 20 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama