KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/13334 E., 2010/11751 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Av... tarafından, davalı ... .... Ve Mat. A.Ş ve diğeri aleyhine 09/06/2008 gününde verilen dilekçe ile yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 03/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, 05.03.2008 günlü Hürriyet gazetesinde “...’a ... ve ... Soruşturma” başlığı ile yayınlanan yazıda gerçeğe aykırı olaylara yer verilip kuşkulu kişi konumuna getirilerek kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu belirterek, davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemiştir.
Davalı yan ise, yayında davacının adının geçmediğini, sadece ad ve soyadının baş harflerine yer verildiğinden tanınmasının olanaksız olduğunu, yayında yer alan iddiaların aktarılıp yorum yapılmadığını, askeri savcılığın bilgilerine dayanan haberin görünür gerçekliğe uygun olduğunu ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Yerel mahkeme, yayının bir bölümünün doğru olduğu, doğruluğu kanıtlanamayan bölümlerin ise ayrıntı niteliği taşıdığı, yayının ana konusunu oluşturan ...’a ... ve tost ikram edilmesinin gerçek olduğu gerekçesiyle istem reddedilmiştir.
Dava konusu yayında; ... Genel Başkanı ve dava dışı ... ...’ı sağlık denetimi için ...’ya getiren subay olan davacının, ... ...’ın kelepçelerini açarak ... ve tost ısmarladığı, bu sırada yanına gelen oğlu ile ...’ı tanıştırdığı, bu nedenlerle hakkında soruşturma açıldığı ve soruşturmayı öğrenen davacının rapor aldığı belirtilmiştir.
Olayın gerçekleştiği sırada görevli olup tanık olarak bilgisine başvurulan askerin anlatımlarından; ... ...’ın tedavisi için bulundukları bekleme salonunda, tutuklu ve askerlerden oluşan yedi sekiz kişi beklerken ... geldiği, tutuklunun önüne de ... bırakıldığı, bölük ve devriye komutanı olan davacının tutuklunun kelepçesinin açılması emrini verdiği ve tutuklunun çayını içtiği, tutuklunun tost yemediği, davacının oğlunu görmediği anlaşılmaktadır.
Askeri savcılıktan gelen yanıttan da davacı hakkında, bu olay nedeniyle, herhangi bir inceleme yapılmadığı anlaşılmıştır.
Olayın gelişim biçimi ile bunun habere yansıması karşılaştırıldığında, haberdeki ana unsur ile veriliş biçiminin ve yan unsurlarının gerçek olmadığı sonucuna varılmaktadır. Gerçek olmayan haber ise kişilik haklarına saldırı oluşturur. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davacı yararına uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/13334, K. 2010/11751, 11 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama