KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/13991 E., 2010/11030 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ...aleyhine 17/04/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/09/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız haciz nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece; ölen borçlunun kooperatif payı alacağına ilişkin kooperatif yazısı ile mirasın reddedildiğini öğrenen davalının takibe devam etmesinin haksız olduğu gerekçesiyle, istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Dosya içeriğinden, davalı bankanın alacaklı olduğu davacıların mirasbırakanı hakkında icra takibi başlattığı, onun ölümü üzerine icra takibinin mirasçıları olan davacılar hakkında sürdürüldüğü; evde haciz yapılması ve haklarında mal beyanında bulunmamak suçundan ceza davası açılması nedeniyle haciz işlemini öğrenen davacıların, mirası reddettiklerine ilişkin mahkeme kararını icra dosyasına sunup haciz işlemlerine itiraz etmedikleri anlaşılmaktadır.
Ölenin pay sahibi olduğu kooperatif icra takibinin tarafı olmayıp ileri sürdüğü def'i ve itirazları ya da mirasın reddine ilişkin açıklamaları alacaklı davalıyı bağlamaz. İcra takibinin tarafı olan davacılar zaten bu hacizlerden kurtulmak amacı ile mirası reddederek aldıkları mirasın reddine ilişkin mahkeme kararını icra dosyasına sunmayarak takibin devam etmesine kendi kusurlu eylemleri ile yol açmışlardır.
Yerel mahkemece, hiç kimsenin kendi kusurundan dolayı uğradığı zararın ödetilmesini isteyemeyeceği gözetilerek, istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle istemin bir bölümünün kabul edilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/13991, K. 2010/11030, 28 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama