KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/14244 E., 2010/10960 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
560 kelime·3 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Gaz. Tic. Ltd. Şti. (Kuzey Ekspres Gazetesi) ve diğerleri aleyhine 13/04/2007 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 17/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Davacının davalılardan ...’ye yönelik temyizi yönünden; dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Yayın gününde yürürlükte bulunan 5187 sayılı Basın Yasası'nın 13/1. maddesi gereğince, basılmış eserler yolu ile gerçekleştirilen eylem nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararlardan dolayı, süreli yayınlarda eser sahibi ile yayın sahibi ve varsa temsilcisi ortaklaşa ve dayanışmalı olarak (müştereken ve müteselsilen) sorumlu olup hukuki sorumlular arasında sorumlu yazı işleri müdürü bulunmamaktadır.
5187 sayılı Basın Yasası'nın 2/c maddesi gereğince süreli yayın niteliğindeki dava konusu haberin yayımlandığı 21.04.2006 günlü gazetenin sorumlu müdürü olan davalılardan ...'ye, yukarıda belirtilen yasal düzenleme gereğince, husumet yöneltilemeyeceği gözetilerek, hakkında istemin pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
2-Davacının diğer davalılara yönelik temyiz itirazına gelince; davacı, yerel Kuzey Ekspres gazetesinin 21.4.2006 günlü sayısında, fotoğraflı olarak, “Karısını dava etti” ve “5 aylık evli kadın eşine kızarak karnındaki çocuğa kıydı, kızgın koca dava açtı” biçiminde yayımlanan haberin gerçek olmadığını, boşanma davası açması nedeniyle topluma farklı tanıtmak amacı taşıdığını; eşi ile anlaşamadığından birlikte oturdukları evden eşinin zorlaması ile birkaç ay önce ayrılmak zorunda kaldığını, eşya tespitinden sonra yaşanan olaylar üzerine yaşadığı sorunların kanlı akıntıya yol açması nedeniyle başvurduğu doktorun bebeği almak zorunda kaldığını, intikam için bebeği aldırdığı biçimindeki haberin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu belirterek manevi tazminat istemiştir.
Davalılar ise, haberin gerçek olup terk edilen eş ...’ün açıklamalarına dayandırıldığını, kürtajı yapan doktorla görüşüldüğünü ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece, ameliyatı yapan doktorla görüşülerek yayımlanan haberin bütünü dikkate alındığında davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmadığı gerekçesiyle istem reddedilmiştir.
Dosyadaki kanıtlardan; yayın gününde, davacı tarafından dava dışı eşi ...’e karşı açılmış olan boşanma davasının görülmekte olduğu; yayından sonra dava dışı eş ...’ün bebeğin oluru dışında alındığı iddiasıyla şikayetçi olması üzerine davacı, davacının babası ve gebeliği sonlandıran doktor hakkında cumhuriyet savcılığı tarafından soruşturma başlatıldığı, 13.3.2006 günü yapılan eşya tespitinden sonra davacıya hakaret eden kayınpederinin bu suçtan dolayı Arsin Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2006/41-2007/18 sayılı dosyasında görülen davada cezalandırıldığı.
13.03.2006 günlü tespitten sonra, 21.03.2006 günü, ... ve kanlı akıntı şikayet ile doktora başvuran davacının gebeliğinin sürdürülmesinin olanaksız olduğu ve davacının yaşam tehlikesinin bulunduğu sonucuna varılarak bebeğin alınmasına ilişkin başhekim ve iki kadın doğum hastalıkları uzmanı doktorun düzenlediği rapor üzerine davacının annesinin onayı ile bebeğin alındığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu yayında; düğün fotoğrafına da yer verilerek, eşine kızan davacının, karnındaki çocuğa kıydığı, kızgın kocanın karısına karşı dava açtığı belirtilmiştir. Davacının kocasına olan kızgınlığı nedeniyle bebeğine kıydığı biçimindeki haber, gerçeğe aykırı ve davacı hakkında yanlış yorum ve izlenimlere yol açacak nitelikte olup onun kişilik haklarına saldırı oluşturur. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davacı yararına uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/14244, K. 2010/10960, 28 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama