KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/14899 E., 2010/1295 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
392 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... San. AŞ ve ... ve diğerleri aleyhine 13/07/2004 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 07/09/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılardan Polisan AŞ ve davacı vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; a)dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ile davalılardan Polisan Boya Sanayi AŞ tarafından temyiz olunmuştur.
Yerel mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, Uzman Çavuş olan davacının aktif çalışma yaşı 60 olarak kabul edilmek suretiyle hesaplama yapılmıştır. Emekli Sandığı Yasası'nın 40. maddesinde bazı kamu görevlilerinin (asker, polis, gümrük memuru ve benzerleri) hangi yaş sınırında emekli olacakları ayrı ayrı belirtilmiştir.
Açıklanan bu yasal düzenlemeye göre davacının aktif çalışma yaşı belirlenerek, aktif çalışma süresine ilişkin zarar hesabının buna göre yapılması; aktif dönemden sonraki zararının ise asgari ücret esas alınarak hesaplanması gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, davacının 60 yaşına kadar aktif olarak çalışacağı kabul edilerek hesaplama yapan bilirkişi raporuna göre karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
b)Dosya içeriğinden davacının olaydan sonra malulen emekli olduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda, davacının aktif dönem zararı belirlenirken, emsal ücretinden emekli aylığı indirilerek kalan tutar üzerinden ... göremezlik zararının hesaplanması gerekirken yerel mahkemece, emsal ücretlerin aynen alınıp asgari ücrete oranlamak suretiyle zararın belirlenmesi doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır.
c)Zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin tazminat hesabının yapıldığı güne kadar geçen süreye ilişkin yasal faizi hesaplanıp güncelleştirilerek, hesaplanan tazminattan indirilmesi gerekir.
Davacıya, araç sigorta şirketi tarafından 15/07/2004 gününde yapılan ödeme tutarının, tazminat hesabının yapıldığı 24/03/2008 güne göre güncelleştirilip hesaplanan tazminat tutarından indirilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/14899, K. 2010/1295, 15 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama