KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/15045 E., 2010/11596 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma
Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 12/03/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 14/09/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Celal Bayar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü öğretim üyesi olan davacı, haksız eylemin gerçekleştiği günde ... Ziraat Odası başkanı olarak görev yapan davalının, görevi olmadığı halde kendisi hakkında bilgi toplayıp fişleyerek çıkar sağladığını belirterek, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir.
Davalı ise, yaptığı işin davacıya yönelik olmadığını, eyleminin siyasi yöne çekilmemesi amacıyla basın açıklaması yaptığını ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece; davacı hakkındaki görüşlerini paylaşmak ve kişileri bilgilendirmek amacıyla kişisel düşünce aktaran davalının eyleminin hukuka aykırılık oluşturmayacağı gerekçesi ile istem reddedilmiştir.
Davacı,...Üniversitesi'nde görevli bir bilim insanı olup yurt içinde ve yurt dışında yaptığı çalışmalar ve bu çalışmaların güncelliği nedeni ile bilim çevresinde bilinen bir kişidir. Haber ajansları, El Kaide ve benzeri terör örgütlerini dinci, kökten dinci gibi nitelemelerle haber konusu yapmaktadır. Dinci nitelemesi, kendi içerisinde olumsuz öğeler barındıran, insanlarda olumsuzluk çağrıştıran bir anlatım biçimidir. Dinci olarak bilinen bir kişinin bilim insanı olamayacağı kabul edildiği gibi çağdaş üniversiteler tarafından da kabul edilmeyip bilimsel çalışmalarına olanak tanınmaması yaşamın içinde sıkça görülen bir durumdur. Davacının dinci nitelendirilmesi, akademik çevrelerde olumsuz bir kimlik olarak algılanmaktadır.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, bilim insanı olan davacı hakkında görevi olmadığı halde bilgi toplayıp onu cemaatçi olarak nitelendiren davalının gerçekleştirdiği eylemi basın aracılığı ile duyurmasının, kişilik haklarına saldırı oluşturacağı sonucuna varılıp davacı yararına uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/15045, K. 2010/11596, 8 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama