KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/15051 E., 2010/11186 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
433 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı İleri .... ve .... A.Ş adına ...ve diğeri aleyhine 05/03/2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/10/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların davacılardan ... ve ... Partisi'ne yönelik temyiz itirazları reddedilerek kararın bu bölümü onanmalıdır.
2-Davalıların diğer davacı ...'a yönelik diğer temyiz itirazına gelince; dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davacılar yönünden istemin birer bölümü kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar, dava konusu köşe yazısı ile davacılardan ... hakkında “agresif… kompleksli… sinirli… ölçüsüz… seviyesiz… sürekli hakaret eden ve iftira atan…”, diğer davacı ... ve ... Partisi hakkında ise “…siyasi ahlaksızlıkları, yolsuzlukları, beceriksizlikleri ve ihanetleri…" olan bir parti olduğu biçimindeki sözlerin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu ileri sürerek davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemişlerdir.
Davalılar ise, yazılan köşe yazısının, bir bütün olarak incelendiğinde eleştiri niteliğinde olduğunu ve davacıların kişilik haklarına yönelik hakaret içermediğini belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece, davacılar hakkındaki dava konusu köşe yazısının eleştiri sınırlarını aştığı, doğrudan davacıların kişiliklerine yönelik olduğu, toplum karşısında küçük düşürmek amacıyla yazıldığı ve davacıların kişilik haklarına saldırı oluşturduğu gerekçesiyle, davalıların sorumluluğu yönünde karar verilmiştir.
Dava konusu yazı, ... gazetesinin 27 Şubat 2009 günlü sayısında “Agresifim, Kompleksliyim, Sinirliyim” başlığı ile yayımlanmıştır. Yazının davacılardan ... ve
2009/15051-2010/11186
... Partisi hakkındaki bölümü, yerel mahkemenin de benimsediği gibi, adı geçen davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde ise de Başbakan olan diğer davacı hakkındaki sözlerin; siyasi kimliği göz önüne alındığında, hukuka uygunluk sınırları içerisinde yapılmış eleştiri niteliğinde olduğu, hukuka aykırılık unsurunun gerçekleşmediği ve kişilik haklarına saldırı oluşturmadığı sonucuna varılmaktadır.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, kişilik haklarına saldırı olgusu gerçekleşmeyen davacılardan ...'ın manevi tazminat isteminin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, davacılardan ... yararına da manevi tazminat takdir edilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ikinci bent yönünden onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.01/11/2010
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/15051, K. 2010/11186, 1 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama