KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/15090 E., 2011/1025 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 21/04/2005 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın davalı ... yönünden yargı yolu bakımından reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne dair verilen 14/10/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmiştir.
2-Öteki temyiz itirazına gelince; dava, davalılardan ...’a ait parselde diğer davalı yüklenici ... tarafından yapılan hafriyat sırasında oluşan toprak kayması nedeniyle davacının komşu parseldeki apartmanında meydana gelen maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece, davalılardan ... hakkındaki istemin reddine, öteki davalılar hakkındaki istemin bir bölümünün kabulüne ilişkin 27.07.2007 günlü ilk karar Dairemizce, arsa sahibi olan davalılardan ...’un da sorumlu tutulması ve öteki davalı ... hakkındaki istem yönünden yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddedilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur. Yerel mahkemece bozmaya uyularak ... hakkındaki istem yönünden mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesi reddedilmiş; öteki davalılar hakkındaki maddi tazminat isteminin bir bölümü kabul edilmiş; manevi tazminat istemi ise reddedilmiş ve karar davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Yerel mahkemece bozmadan önce verilen ilk kararında kabul edilen maddi tazminata dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmüş ve Dairemiz kararında bu konuda bir bozma yapılmadığından davacı yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur.
Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilmeyerek, kabul edilen maddi tazminata faiz yürütülmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/7. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/15090, K. 2011/1025, 3 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama