KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/15201 E., 2010/12703 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 24/06/2002 gününde verilen dilekçe ile elektrik çarpması nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin bir bölümünün kabulüne ilişkin 17/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Davacı, elektrik çarpması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik zararının da ödetilmesini istemiştir. Davacının iş göremezlik raporu Yüzüncü Yıl Üniversitesi Hastanesi'nden alınmışsa da bu rapor yöntemine uygun değildir.
2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Yasası’nın 16/II-c maddesi gereğince, meslekte kazanma gücü kaybı konusunda bilimsel ve teknik görüşlerini bildirmekle görevli Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’ndan alınacak SSK Sağlık İşlemleri Tüzüğü’ne uygun raporla davacının iş göremezlik oranı belirlendikten sonra varılacak sonuca göre zarar kapsamının belirlenmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
b)Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkin olup haksız eyleme katkısı olanlar oluşan zarardan dayanışmalı (müteselsil) olarak sorumludur. Ne var ki, davacı dava dilekçesinde dayanışmalı sorumluluğa dayanmadığından, davalının belirlenen % 75 orandaki kusurundan sorumlu tutulması gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilmeyerek, yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru olmadığından, karar bu nedenle de bozulmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/15201, K. 2010/12703, 9 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama