KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/4120 E., 2010/5041 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı Gaziemir Tapu Sicil Müdürlüğü'ne izafeten Maliye Hazinesi aleyhine 13/06/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 25/12/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, tapu sicilinin tutulmasından dolayı uğranılan zararın, Devletin sorumluluğuna ilişkin Medeni Yasa'nın 1007. maddesi gereğince, ödetilmesi istemine ilişkindir.
Davacı, İzmir İli Gaziemir İlçesi ... Mahallesi 2003 ada 1 parselde kayıtlı ana taşınmaz B blokta bulunan 13 nolu bağımsız bölümü, ...’tan 17/02/1998 günü satın alarak adına tescil ettirdiğini; daha sonra Gaziemir Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından açılan dava sonunda, aynı bağımsız bölümün daha önce, 18/07/1997 günü, İrfan Karaçay’a satıldığı halde ikinci defa, yanlışlıkla, aynı işlemle ... adına çifte (mükerrer) tescil edilerek daha sonra davacıya satıldığı gerekçesiyle, davacıya olan satışın iptali ile ilk satışın korunmasına karar verildiğini, böylece tapu sicilinin yanlış tutulması sonucu zarara uğradığını iddia ederek maddi tazminat istemiştir.
Davalı ise; davacının davayı, sebepsiz zenginleşme nedeniyle taşınmazı satın aldığı kişiye yöneltmesi gerektiğini ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, işlemi yapan idare memurlarının kusurları varsa da; asıl sebepsiz zenginleşen tarafın taşınmazı bilerek iki kez satan önceki malik ... olduğu, öncelikle davanın ona yöneltilip ondan zarar karşılanamazsa idareye başvurulması gerektiği gerekçesiyle istem husumet yönünden reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Tapu sicilinin önemi ve kişilerin bu sicile olan güven duygularını sağlamak bakımından Medeni Yasa’nın 1007. maddesi ile tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan ötürü Devletin doğrudan sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiştir. Bu sorumluluk asli ve objektif sorumluluk olduğundan, zarara uğrayan doğrudan Devletten zararın ödetilmesini isteyebilir. Diğer bir anlatımla bu durumda Devlet zarardan sorumlu diğer kişilerle beraber dayanışmalı olarak (müteselsil) sorumludur.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, uyuşmazlığın esası incelenip varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/4120, K. 2010/5041, 29 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama