KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/4280 E., 2010/970 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Çocukları ... aleyhine 28/07/2006 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 06/06/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem nedeni ile uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, kendisine ait işleme eserin, davalı tarafından izni dışında karma eser haline getirilerek çoğaltılıp dağıtıldığını, eser sahibi olarak adına yer verilmediğini belirterek davalının maddi ve manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir.
Davalı ise, davacının eserin çoğaltılmasına ve dağıtılmasına sözlü olarak izin verdiğini ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, dava konusu eserin davacı tarafından yazıldığı, işleme eser olduğu, taraflar arasında Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'nın 52. maddesi uyarınca düzenlenmiş yazılı bir sözleşme bulunmadığı, davalı tarafından çoğaltılan eserde davacının isim hakkına saldırıda bulunulduğu gerekçesiyle maddi tazminat isteminin tümünün, manevi tazminat isteminin ise bir bölümünün avans faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık haksız eylemden kaynaklandığından olayda uygulanacak faiz ölçüsü avans faizi olmayıp yasal faizdir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, davalının yasal faiz yerine avans faizi ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/4280, K. 2010/970, 8 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama