KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/4422 E., 2010/3515 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 01/06/2004 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/09/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile bir kısım davalılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, Davalı 59 kişinin de aralarında bulunduğu 250'den fazla kişinin katıldığı bir gösterinin, polisin uyarısına rağmen dağılmaması üzerine polis müdahalesi sonucu göstericiler ile polislerin mücadelesi sırasında yaralanan polis memurlarına 2330 Sayılı Yasa uyarınca ödenen nakdi tazminatın, haksız eylem sorumlusu oldukları ileri sürülen davalılardan rücu yolu ile alınması istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, haklarında açılan ceza davasında cezalandırılan davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarındaki istem kabul edilmiş; karar, davacı ile davalılardan ..., ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz olunmuştur.
Davalılar ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki cezalandırmaya ilişkin ceza mahkemesi kararı, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası'na karşı gelmek suçuna ilişkindir. Adı geçen davalılar hakkında polis memurlarını yaraladıkları iddiası ile açılmış bir ceza davası yoktur. Bunun yanında, 2911 Sayılı Yasa'ya karşı gelmek suçundan cezalandırılmaları istemiyle açılmış olan ceza dava dosyası içinde de adı geçen davalıların polis memurlarını yaralayan kişiler olduğu konusunda somut bir saptama ve yüzleştirme de bulunmamaktadır.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, polis memurlarını yaralayan kişiler oldukları kanıtlanamayan davalıların, bu yaralanmalardan doğan zarar ile sorumlu tutulamayacakları sonucuna varılarak, kararı temyiz eden davalılar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden de istemin reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/4422, K. 2010/3515, 29 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama