KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/4457 E., 2010/1582 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 26/05/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/12/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kısmen kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, bir dönem birlikte çalıştığı davalının, başkasına verilmek üzere keşide edilen ... ... şubesine ait 10/1/2006 günlü çeki, rızası dışında eline geçirerek, dava dışı...’a ciro ettiğini; ...’ın da anılan çek nedeniyle kendisi hakkında icra takibi başlattığını, takibi durdurmak amacıyla borçlu olmadığının saptanması davası açmışsa da teminat yatıramadığından takibin devam ettiğini belirterek, icra dosyasına ödemek zorunda kaldığı para nedeniyle maddi, davalının haksız eylemi nedeniyle çekinin karşılıksız olduğunun yazılması nedeniyle ticari onurunun zarara uğradığını belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Yerel mahkemece davacının, davalıya borçlu olmadığının mahkeme kararı ile saptandığı gerekçesiyle maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, ... 1. Sulh Hukuk Hakimliği'nin 2006/464 Esas sayılı dosyasında davacı tarafından, davalı ve davalının çeki ciro ettiği dava dışı... hakkında çek nedeniyle borçlu olunmadığının saptanması istemiyle dava açıldığı, yargılama sonunda davacının...’a yönelik isteminin reddine; davalı ...’a yönelik isteminin kabulüne karar verildiği; ancak anılan kararın temyiz aşamasında olup henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Şu durumda, borçlu olunmadığının saptanmasına ilişkin davada verilen kararın kesinleşmesi eldeki dosyayı doğrudan etkileyeceğinden ... 1. Sulh Hukuk Hakimliği'nin 2006/464-2007/1381 sayılı dosyasının kesinleşmesi beklenilmeli, getirilip incelenmeli ve ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek bir karar verilmelidir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeden karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
2009/4457-2010/1582
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/4457, K. 2010/1582, 18 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama