KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/4488 E., 2010/1745 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 21/06/2006 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27/11/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar ... ve ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalıların diğer temyiz itirazına gelince; dava trafik kazası nedeniyle yaralanma ve araçta hasar meydana gelmesinden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılardan ... ile ... tarafından temyiz olunmuştur.
Yerel mahkemece benimsenen 20.10.2008 günlü araç hasarının belirlenmesine yönelik bilirkişi raporunda tazminat tutarı hesap günündeki verilere göre hesaplanmış ve yerel mahkemece, davalının araç sigortası olan ... Sigorta tarafından 16.10.2004 günü davacıya yapılan ödeme, herhangi bir güncelleştirme yapılmadan indirilerek, zarar tutarı bulunmuştur.
Davacı, sigorta tarafından ödenen bedeli hesap gününden 4 yıl kadar önce aldığından, bu tutarın zararın hesaplandığı 20.10.2008 gününe kadar işlemiş yasal faizi kadar haksız yere zenginleşmiş olacaktır. Bu durumda, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, sigorta ödemesinin, yapıldığı günden araç hasarına ilişkin zararın hesapladığı 20.10.2008 gününe kadar işlemiş olan yasal faizi de hesaplattırılıp sigortanın ödediği tutar ile birlikte belirlenen hasar tazminatından indirilmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
2009/4488-2010/1745
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/4488, K. 2010/1745, 23 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama