İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2009/4797 K.2010/1727

Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd. aleyhine 13/04/2005 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/01/2009 günlü…

Esas2009/4797Karar2010/1727Tarih22 Şubat 2010Okuma5 dk · 1.022 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2009/4797 E., 2010/1727 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Şubat 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.022 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd. aleyhine 13/04/2005 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/01/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili, davalı S.S. ..., davalı ... vekili ve davalı ... taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılardan ...’ın tüm, davacılar ile davalılar S.S ... ve ...’ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan, temyiz itirazları reddedilmelidir.

2-Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince; a)dava, haksız eylem nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.

Davacıların desteği hurda ve kağıt toplamak amacıyla girdiği inşaatta asansör boşluğuna düşerek yaşamını yitirmiştir. Davalı kooperatif başkanı ... 2/8, fenni sorumlu ... ise olayda 1/8 oranlarda kusurlu kabul edilerek cezalandırılmışlardır. Yerel mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda ise ölenin %70, davalı kooperatifin %20, kooperatif başkanının %5 ve fenni sorumlunun %5 kusurlu olduğu saptanmıştır.

Davalılar, oluşan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olup davacılar da davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarını istemişlerdir. Yerel mahkemece, kararın hüküm fıkrası bölümünde, davalıların kusur oranları belirtilmişse de kabul edilen tazminattan davalıların müteselsilen sorumlu tutulmalarına karar verilmiş olması nedeniyle bu yanılgı bozma nedeni yapılmamıştır.

b)Davacılar dava dilekçesinde, kabul edilecek maddi ve manevi tazminatlara olay gününden itibaren faiz işletilmesini talep etmişlerdir.

Tazminat hukuku ilkeleri gereğince, haksız eylemden kaynaklanan zararın ödetilmesi amacıyla açılan davalarda, istek bulunması durumunda, hükmedilecek tazminatlara olay gününden itibaren faiz yürütülmesi gerekir.

Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, kabul edilen manevi tazminatlara da olay gününden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, kabul edilen manevi tazminatlara dava gününden itibaren faiz yürütülmüş olması;

2009/4797-2010/1727

3-Davalılar S.S. ... ile ...’ın diğer temyiz itirazlarına gelince; Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 417. maddesi gereğince davanın bir bölümünün kabulü halinde yargılama giderleri kabul ve reddedilen miktarlara göre taraflara yükletilir. Aynı yasanın 423. maddesi gereğince vekalet ücreti de yargılama giderleri içindedir. Davacıların tazminat istemlerinin reddedilen bölümü nedeniyle davada kendilerini avukatları aracılığı ile temsil ettiren davalılar yararına Avukatlık Yasası ve dava tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekalet ücreti takdir edilmesi gerekir.

Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, reddedilen tazminat tutarı üzerinden davalılar yararına avukatlık ücreti takdir edilmemiş olması;

Usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda (2/b) sayılı bentte gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının manevi tazminat takdirine ilişkin 3, 4 ve 5 nolu bentlerinde yer alan “…dava…” sözcüklerinin ayrı ayrı silinerek yerlerine sırası ile “…olay…” sözcüklerinin yazılmasına.

3 nolu bentte gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasına 9 nolu bent olarak “9-Davada kendilerini vekilleri aracılığı ile temsil ettiren davalılar S.S. ... ile ... yararına karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir edilen 600,00 YTL avukatlık ücretinin davacılardan müteselsilen alınarak adı geçen davalılara ödenmesine,” biçimindeki tümcenin eklenmesine;

davalılardan ...’ın tüm, davacılar ile davalılar S.S. ... ve ...’ın öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalılardan ...'a yükletilmesine ve diğer davalılar ile davacılardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 22/02/2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Uyuşmazlık, tüzel kişiliği olan şirket veya kurumlarda ortak, üye, temsilci ve çalışanların şirket veya kurumun işlem ve eylemleri nedeniyle şirket veya kurum yanında veya şirket veya kurumdan ayrı olarak dava açmalarının veya kendilerine karşı dava açılmasının mümkün olup olmadığı, diğer bir deyişle aktif davacı, pasif davalı husumet ehliyet ve sıfatlarının olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.

Yargıtay 4. Hukuk Dairemiz bilindiği gibi haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarına bakmaktadır. Çoğunluk görüşünün uygulamalarına göre, şayet yukarıda açıklandığı gibi tüzel kişiliği olan şirket veya kurumların yetkilileri, çalışanları haksız fiili bizzat yapmışlarsa veya haksız fiilin meydana gelmesinde söz, imza ve fiilleri ile katkıda bulunmuşlar ise veya haksız fiil nedeniyle kusurlu görülüp ceza mahkemelerince mahkum edilmişler ise açılan hukuk davalarında şirket veya kurum yanında veya şirket veya kurumdan ayrı olarak sorumlu tutulmakta, dolayısıyla bunların pasif davalı ehliyet ve sıfatlarının bulunduğu kendilerine dava açılabileceği kabul edilmektedir.

Ben sayın çoğunluğun bu görüşlerine katılmıyorum. Zira;

Şirket veya kurumların tüzel kişiliği vardır. Bu kişilik fiziki ve gerçek bir kişilik olmayıp hukuken kabul edilen hukuki bir kişiliktir. Tüzel kişilik olarak şirketlerin veya kurumların dava açmaları halinde davacı olma, kendilerine karşı dava açılması halinde ise davalı olma sıfatları, diğer bir deyişle aktif ve pasif husumet ehliyetleri vardır.

Tüzel kişilikleri olan şirket veya kurumların yukarıda açıklanan ortak ve çalışanları tüzel kişi olan şirket veya kurumları oluşturan kişilerdir. Bunlar olmazsa şirket veya kurum tüzel kişi olarak hukuki kişilik kazanamaz.

Tüzel kişi olarak şirket veya kurumun aktif ve pasif husumet ehliyeti olduğunu kabul ettiğimiz takdirde, (hukuken öyledir.) tüzel kişiliği oluşturan şirket veya kurum ortak ve çalışanlarının şirket veya kurumdan ayrı olarak aktif ve pasif husumet ehliyetlerinin olduğunu kabul etmek mümkün değildir. Aksi halde bu kişilerin oluşturduğu ve tüzel kişi olarak hukuken kabul edilen şirket veya kurumun varlığını inkar etmiş oluruz.

Diğer yandan, hem şirket veya kurumun hem de ortak ve çalışanlarının aktif ve pasif husumet ehliyetlerini kabul ettiğimiz takdirde kendi kendimizle tezata düşmüş oluruz.

Tüzel kişi olarak şirket veya kurumların varlığı hukuken kabul edilirken bunların hukuki kişiler gibi fiziki ve gerçek bir kişilikleri olmadığından şirket ve kurumlar işlem ve eylemlerini bizzat yapamayıp ortak ve çalışanları olan gerçek kişiler aracılığı (vasıtası) ile yaparlar. Dolayısıyla tüzel kişi olan şirket veya kurumu oluşturan ve hakiki kişi olan ortak ve çalışanların tüzel kişilik adına yapılan işlem ve eylemler sırasında meydana gelebilecek kasıt, kusur ve kabahatler tüzel kişi olan şirket veya kurumun kasıt, kusur ve kabahatini oluşturur.

Sonuç olarak, tüzel kişi olarak şirket veya kurum adına şirket veya kurumun ortak ve çalışanlarının yapmış olduğu işlem ve eylemlerden dolayı şirket veya kurum yanında veya onlardan ayrı olarak şirket veya kurumun ortak ve çalışanları kendi adına dava açamaz ve kendilerine karşı dava açılamaz ve sorumlu tutulamazlar. Diğer bir deyişle aktif ve pasif husumet ehliyetleri yoktur.

Dolayısıyla, şirket veya kurumun ortak ve çalışanı konumunda olan davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesi düşüncesindeyim. 22/02/2010

Bu doküman 5070 Sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/4797, K. 2010/1727, 22 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/4797
Karar No
2010/1727
Tarih
22 Şubat 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/4799 K.2010/2792
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/4799 K.2010/1981
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/4800 K.2010/2762
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/4800 K.2010/1902
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/4802 K.2010/2763
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2009/4803 K.2010/6240

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.