KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/4847 E., 2010/1891 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2010
- Mahkemesi
- ... 2. Asliye (Tüketici Mah. Sıf.) Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma
Davacı ... tarafından, davalı ... ve ... Elektrik Dağıtım AŞ aleyhine 24/04/2007 gününde verilen dilekçe ile borçlu olmadığının tespitinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31/03/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ile davalılardan ... Elektrik Dağıtım AŞ vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davacı ile davalılardan ... Elektrik Dağıtım AŞ tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, genel hukuk mahkemesinde dava açarak, davalı ... idareleri arasında abone sözleşmesi bulunmadığı ve kendisi de tüketici olmadığı halde elektrik bedeli hesaplanarak fatura düzenlendiğini, fatura ile istenen 1.663,20 YTL elektrik bedeli nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Uyuşmazlığın elektrik tüketiminden kaynaklandığı gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi üzerine, dava tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlanmıştır.
Davalı ise, davacının abone olmadan enerji tükettiği, kendisine fatura tahakkuku için bir abone numarası verilerek fatura düzenlendiği belirtilmiştir.
Davanın dayanağı abone sözleşmesi ve tüketici ilişkisi değil, haksız eylemdir. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Yasa'nın amacı, tüketici konumundaki kişilerin sağlık, güvenlik ve ekonomik çıkarları yönünden korunmasıdır. Yasada tüketicinin taraf olduğu davaların tüketici mahkemesinde görüleceği belirtildiği gibi tüketicinin taraf olduğu sözleşmeler de ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir.
Somut olayda taraflar arasında abone sözleşmesi ve dolayısıyla tüketici ilişkisi bulunmadığından davanın genel mahkemelerde görülmesi gerekir. Görev konusunda usulü kazanılmış hak doğmayacağı gibi bu konu yargılamanın her aşamasında mahkemelerce kendiliğinden gözetilir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
2009/4847-2010/1891
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/4847, K. 2010/1891, 25 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama