KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/4983 E., 2010/4748 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
580 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Gaz. Dergi. A.Ş ve temsilcisi ... aleyhine 03/07/2008 gününde verilen dilekçe ile basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 25/11/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, Kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre davacının, davalılardan ...’a yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer davalılara yönelik temyiz itirazına gelince; dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, Sabah gazetesinin 06/06/2008 günlü sayısında “Ergenekon iddianamesi bir yıl sonra tamamlandı", "Darbe ile suçlanan Veli Küçük için müebbet” başlığı altında yayımlanan haberde.
Ergenekon Operasyonu kapsamında tutuklanan Veli Küçük'ün Türk Ceza Yasası'nın “Devletin güvenliğine karşı işlenen suçlar ile anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar” ile ilgili düzenlemede yer alan suçları işlemek amacıyla silahlı örgüt kurup yönetmek, davacının da “hükümete karşı suç"u düzenleyen Türk Ceza Yasası'nın 312. maddesi ve örgüt üyeliğini düzenleyen Türk Ceza Yasası'nın 312. maddesinden yargılanacağının belirtildiğini, Ergenekon Operasyonu olarak adlandırılan operasyonla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2007/1536 sayılı dosyası ile başlatılan soruşturmanın devam ettiğini,
yayın yasağı kararı alınan olay ile ilgili henüz dava açılmadığını, davacının üzerinde gizlilik kararı ve yayın yasağı bulunan bir soruşturma dosyası kapsamında anlatımda bulunduğunu, haber ile davacının kimliği açıklanarak kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu belirtilerek, davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemiştir.
Davalılar ise, dava konusu haberin, kamuoyunda kızgınlık duymaya yol açan (infial yaratan) ve yargıya ulaşan olayların, basın özgürlüğü sınırları içinde görünür gerçeğe uygun olarak yayımlandığını ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Yerel mahkemece, dosyada bulunan süreli yayın (mevkute) bildirgesi (beyannamesi) uyarınca temsilci olmadığı anlaşılan davalılardan ... hakkındaki istemin husumet ./.. -2- 2009/4983-2010/4748
yönünden; diğer davalılar hakkındaki istemin ise, davacı hakkında 10/07/2008 günlü iddianame ile İstanbul 13. Ağır ceza Mahkemesi'nde “silahlı terör örgütüne üye olmak, hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek, örgüte bilerek yardım etmek” suçlarından dolayı cezalandırılması istemiyle dava açıldığı, haberin kamuoyunun ilgisini çeken güncel bir konu olup gizlilik kararının kamuoyunda haber yapılması karşısında bir anlamı kalmadığı, davacının kişilik haklarına saldırıdan söz edilemeyeceği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Sabah gazetesinin 06/06/2008 günlü sayısında “Ergenekon iddianamesi bir yıl sonra tamamlandı", Darbe ile suçlanan Veli Küçük için müebbet” başlıklı haber, sanki iddianame düzenlenmiş gibi kaleme alınmıştır. Oysa yayında belirtilen Ergenekon adlı operasyonla ilgili iddianame 10/07/2008 günlü olup yayından yaklaşık bir ay sonra düzenlenmiştir. Yayında, iddianame yayınlanmadan sanki yayınlanmış gibi, davacının Ceza Yasası'nın hangi maddesinden yargılanacağı açıklanmıştır. Henüz gizli yürütülen suç soruşturması sürerken yayımlanan haber gerçek olmayıp yayıncılık ilkelerine açıkça aykırıdır. Davacı hakkında daha sonra aynı suçtan dava açılması, haberin verildiği andaki hukuka aykırılığı ortadan kaldırmaz.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı benimsenerek, davacı yararına uygun bir manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, davalı Şirket ve diğer davalı ... hakkındaki istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.22/04/2010
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/4983, K. 2010/4748, 22 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama