KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/5415 E., 2010/1709 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
519 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı.... Dergi Basım Dağ. Yay. A.Ş aleyhine 18/02/2008 gününde verilen dilekçe ile internet sitesindeki yayının kaldırılmasının istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31/12/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 22/02/2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava, internet ortamında kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden kişinin, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması halinde yer sağlayıcısına karşı açtığı, içeriğin yayından çıkarılması (kaldırılması) ve hazırladığı cevabın internet ortamında yayınlanması davasıdır.
Dairemizin sayın çoğunluğu uygulamalarında, uyuşmazlığı ilişkin 5651 sayılı Kanun düzenlemesi olmasına rağmen özel düzenlemelerin genel hükümlerin uygulanmasını ortadan kaldırmayacağı düşüncesi ile, “yayınların çıkarılması, durdurulması, kaldırılması veya bu konuda ihtiyati tedbir kararı verilmesi gibi” isteklerle açılan davaların M.K’NUN 25. maddesine göre görev yönünden Asliye Hukuk Mahkemelerinde bakılabileceğini kabul ederek verilen kararın esasına girmekte ve sonucuna göre onama veya bozma kararları vermektedir.
2009/5415-2010/1709
İnternet ortamındaki yayın nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi halinde, M.K’nun ve B.K’nunu hükümlerine göre açılacak davaların Asliye Hukuk Mahkemelerinden bakılacağı konusunda ihtilaf yoktur. Uyuşmazlık, tazminat istenmeyerek sadece yayının (içeriğin) çıkarılması, kaldırılmasının istenmesi halinde Asliye Hukuk Mahkemesinin mi? yoksa Sulh Ceza Mahkemesinin mi? görevli olacağı konusundan kaynaklanmaktadır.
5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkındaki Kanunun 9. maddesindeki düzenlemelere göre, internet ortamında kişilik haklarına saldırılması halinde izlenecek yol ve görevli mahkeme gösterilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu iddia eden kişi, öncelikle içeriğin çıkartılması (kaldırılması) hazırlamış ise cevabının bir hafta süreyle internet ortamında yayınlanmasını içerik sağlayıcısından buna ulaşılmaması halinde yer sağlayıcısından istemesi gerekir. İçerik veya yer sağlayıcı isteğin kendisine ulaştığı tarihten itibaren 2 gün içinde isteği yerine getirmesi gerekir. Bu süre zarfında istek yerine getirilmediği takdirde ret edilmiş sayılır.
İsteğin ret edilmiş sayılmasından sonra ise, ilgili kişi 15 gün içinde yerleşim yeri Sulh Ceza Mahkemesine başvurarak, içeriğin yayından çıkarılmasına, kaldırılmasına hazırladığı cevap varsa internet ortamında bir hafta süreyle yayınlanması konusunda karar verilmesini istemesi gerekir. Kendisine başvurulan Sulh Ceza Mahkemesi de 3 gün içinde duruşma yapmaksızın istek konusunda karar vermesi gerekir.
Sulh Ceza mahkemesi hakiminin kararına karşı ilgililerce Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir.
Özel kanunun yukarıda açıklanan düzenlemesinden de anlaşılacağı üzere, kanun koyucu (Yasama organı) bu gibi isteklerde nasıl hareket edileceğini, hangi mahkemenin görevli olduğunu, görevli mahkemenin ne şekilde karar verebileceğini ve kararın ne şekilde kesinleşeceğini, mahkeme kararına uyulmaması halinde uygulanacak cezai müeyyideyi düzenlemiştir. Bu düzenlemeye göre de davaya konu isteklerle ilgili açılacak davalarda görevli mahkeme Sulh Ceza Mahkemesidir.
5651 sayılı Kanun M.K’ya göre daha özel bir kanun olduğuna göre, uyuşmazlığın çözümün de, özel kanun olduğu hallerde özel kanun yerine genel kanunun uygulanması söz konusu olamaz.
Sonuç olarak 5651 sayılı Kanunun 9. maddesine göre uyuşmazlığa bakma görevi Sulh Ceza Mahkemesine ait olduğundan Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu yolundaki düşenceye katılmıyoruz. 22/02/2010
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/5415, K. 2010/1709, 22 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama