KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/6125 E., 2010/2418 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 30/07/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 10/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 08/03/2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacı, ... devlet hizmetinde ve istihbarat görevinde bulunduktan sonra emekli olmuş ve Amerika'dadır.
Davalı ... isimli derginin 27/4/2008 tarihli baskısında yazdığı "... ve ...'a başlıklı yazısında davacı ile ilgili olarak "... ..., başlarında ..., senaryoyu daha 2001 yılında yazmıştır.", "Eski MİT ... Dairesi Başkanı, ... ... Şefi, CIA ile işbirliği ile iftihar eden ... operasyonu yönetiyor." şeklinde ifadeler kullanmıştır.
Davacı, "... ...", "... ... Şefi", "CIA ile işbirliği ile iftihar eden" şeklindeki ifadelerin gerçekle hiçbir alakasının olmadığı, hakaret içeren ifadeler olduğu gerekçesi ile manevi tazminat istemiştir.
Yerel mahkeme bu ifadeleri eleştiri olarak kabul ederek davayı reddetmiş, dairemizin sayın çoğunluğu da kararı doğru bularak oyçokluğu ile onamıştır.
Davanın konusunu teşkil eden ve yukarıda yazılan davacı ile ilgili ifadelerin gerçekle hiçbir alakasının olmadığı, davalının bu ifadelerin doğruluğunu kanıtlayamadığı, bu ifadelerin davacının geçmişte yapmış olduğu MİT dahi görevi gözönüne alındığında davacının görevini kötüye kullandığına, suç işlediğine dair itham mahiyetinde olduğu gibi, ayrıca davacıyı hedef halinede getirdiğinden ifadeler hukuka aykırıdır. Ve davacının bu suretle kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunun kabulü ile uygun bir tazminat verilmesi görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşlerine katılmıyorum. 08/03/2010
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/6125, K. 2010/2418, 8 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama