KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/6190 E., 2010/2961 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 20/05/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 24/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız şikayet nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur
Dosya içeriğinden, davalının taraf olduğu İzmir Asliye 4. Hukuk Hakimliği’nin 2002/1000 Esas sayılı dosyasında bilirkişi olarak görev yapan davacının, düzenlediği rapora tarafların itirazı üzerine ek rapor düzenlediği, yerel mahkemece benimsenen bu rapora göre verilen kararın temyiz aşamasından geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davalının, Cumhuriyet Başsavcılığı’na verdiği 22/05/2007 günlü şikayet dilekçesinde “…davamda bilirkişilik görevi yapmış olan ..., yetkisini aşan hükümler bulunan, gerçek dışı mali değerler içeren, çifte standartta hesaplamalar yapılmış, aritmetik işlem hatası dolu, mesleki bilgi ve tecrübeden uzak ifadeler bulunan, oldukça taraflı rapor düzenlemiş ve mahkemeyi yanıltmıştır…”, ”…çifte standart uygulamıştır…”, ”…gerçek dışı yüksek birim fiyatları tespit etmiş...”, ”….rakam oyunlarına girmiş…” ve ”…görevini kötüye kullanarak gerçeğe aykırı mütalaada bulunmuştur..” biçimindeki ifadelere yer verildiği anlaşılmaktadır.
Davalının, tarafı olduğu davada bilirkişi raporuna karşı itiraz olarak ileri sürebileceği olguları, Yargıtay denetiminden geçerek onandığını bildiği bir yerel mahkeme kararı nedeniyle şikayet konusu yapması ve gerekmediği halde, yukarıda belirtilen sözlere şikayet dilekçesinde yer vermiş olması, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturur.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, olayın gelişimi ve şikayet dilekçesinde yer alan sözlerin niteliği değerlendirilip davacı yararına uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, şikayet dilekçesinde yer alan sözlerin eleştiri sınırları içerisinde kaldığı gerekçesi ile istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/6190, K. 2010/2961, 17 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama