KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/6249 E., 2010/1033 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Oto. Tic. San. A.Ş aleyhine 25/07/2005 gününde verilen dilekçe ile ayıplı malın misli ile değiştirilmesi, olmazsa tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 11/11/2008 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 09/02/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı şirket vekili Avukat .... ile karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava, gizli ayıplı aracın yenisi ile değiştirilmesi; olmadığı takdirde araç bedelinin ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Dava konusu 1996 model otomobili davalı... AŞ'den satın alan dava dışı 3. kişi, aracı 02.12.1997 günü davacıya satmış olup davacı ikinci el alıcı konumundadır.
Otomobil, ... belgesi ile satılmak zorunda olunan sanayi mallarındandır. ... belgesi üretici veya dışalımcı tarafından düzenlenip tüketicinin malı satın aldığı satıcı, bayi, acente veya temsilci tarafından düzenlenerek tüketiciye verilmektedir. Otomobilin ... süresi içinde el değiştirmesi durumunda, ... borcu ortadan kalkmayıp satın alan tüketicinin de ... kapsamından yararlanma olanağı vardır.
Somut olayda, ikinci el araç alıcısı olan davacı ile davalı arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığından, ... süresi geçtikten sonra, 25.07.2005 günü, açılmış olan davanın 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Yasa kapsamında değerlendirilmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Davaya konu edilen zararın ödetilmesi için açılacak davaya asliye hukuk mahkemesinde bakılıp sonuçlandırılması gerekir. Görev konusu kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilir ve bu konuda usuli kazanılmış hak oluşmaz.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddedilmesi gerekirken, işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
2009/6249-2010/1033
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/6249, K. 2010/1033, 9 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama