KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/6543 E., 2010/2823 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 24/09/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 27/11/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, aile mahkemesi olarak görülen davada istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Taraflar 6-7 ay nişanlı kaldıktan sonra 17.09.2006 gününde düğün yaparak birlikte yaşamaya başlamışlar, düğünden 2 ay kadar sonra da ayrılmışlardır. Düğünden 2 hafta kadar önce resmi nikah işlemlerine başlamışlarsa da resmi nikah işlemi tamamlanmamıştır. Yerel mahkemece uyuşmazlığın resmi nikahın yapılmaması nedeniyle nişanlanmanın sona ermesine ilişkin düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilerek karar verilmiştir.
4787 sayılı Aile Mahkemesinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Yasa'nın 4/1. maddesi gereğince, 4721 sayılı Medeni Yasa'nın İkinci Kitabı'ndan doğan dava ve işlere aile mahkemesinde bakılır.
Taraflar arasındaki birliktelik, yasal nikah yaptırılmadan bir arada yaşamak niteliğinde olduğundan, uyuşmazlığın nişanlanmaya ilişkin düzenlemelere göre değil, haksız eylemden doğan zararların ödetilmesine ilişkin Borçlar Yasası'nın 41 ve izleyen maddelerinde yer alan düzenlemelere göre genel hukuk mahkemelerinde çözümlenmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/6543, K. 2010/2823, 15 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama