KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/7016 E., 2010/3711 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 05/03/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava; haksız şikayet nedeniyle kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu iddiasına dayanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davalının yetkilisi ve ortağı olduğu dava dışı ... Elektrik Ltd Ş'de sekreter olarak çalışan davacı, evleneceğini belirterek kıdem tazminatını alarak işten ayrılmak istediğini bildirmiştir. Ancak, kıdem tazminatı ödememek amacıyla, işe geç geldiğine ve düzensiz çalıştığına ilişkin olarak düzenlenen tek taraflı tutanaklara dayanılarak iş sözleşmesi sona erdirilen davacının, kıdem tazminatı ödetilmesi istemi ile açtığı dava kabul edilerek davacıya kıdem tazminatı ödenmesine karar verilmiştir. Bu gelişmeler yaşanırken davalı, davacının şirkete ait belgeler ile kendisine ait para ve altınları çalmış olabileceğini ileri sürerek Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunmuştur.
Davacı eldeki bu davada davalının haksız şikayeti nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Somut olayda, davacı ile davalılar arasında işçi işveren ilişkisi bulunduğu, dava konusu olayın davacının iş sözleşmesi gereğince çalıştığı dönemde gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece tarafların konumu, taraflar arasındaki hukuki ilişki ve uyuşmazlığın niteliği gözetilerek, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Yasası gereğince davaya bakmaya iş mahkemesinin görevli olduğu sonucuna varılıp mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddedilmesi gerekirken, işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/7016, K. 2010/3711, 31 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama