KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/7124 E., 2010/5584 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
575 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd. aleyhine 29/12/2006-08/01/2007 gününde verilen dilekçeler ile trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların tüm, davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacılar ve davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Dava konusu eylem nedeniyle, dava dışı sigorta şirketi tarafından davacılara 03.07.2002 günü tazminat ödenmiştir. Yerel mahkemece benimsenen 22.07.2008 günlü bilirkişi raporunda sigorta şirketi tarafından davacılara yapılan bu ödeme, herhangi bir güncelleştirme yapılmadan, indirilmiştir.
Sigorta şirketi tarafından verilen parayı tazminat hesabının yapıldığı günden önce alan davacılar, bu paranın tazminat hesabının yapıldığı güne kadar işleyen yasal faizi kadar kazanım sağlamış olacaklarından; zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin, tazminat hesabının yapıldığı güne kadar geçen süreye ilişkin yasal faizinin belirlenmesi amacıyla sigorta ödemesinin güncelleştirilip belirlenerek, hesaplanan tazminattan indirilmesi gerekir.
Yerel mahkemece, olay nedeniyle sigorta şirketi tarafından davacılara ödemenin yapıldığı 03.07.2002 günü ile destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasına ilişkin bilirkişi raporunun düzenlendiği 22.07.2008 günü arasında geçen sürede, sigorta şirketinden alınan paranın getirisi yasal faiz ölçüsünde güncelleştirilip belirlenerek, sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme ile birlikte, hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından indirilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
b)Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıç; adam öldüğü takdirde, ölenin ailesine manevi zarar olarak hak ve adalete uygun bir tutarda manevi tazminat ödenmesine karar verebilir.
./..
-2-
2009/7124-2010/5584
Davacılardan ... ölenin amcası olup "ölenin ailesi" kapsamında bulunmadığından onun yararına da manevi tazminat takdir edilmiş olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır.
(M) (M)
KARŞI OY YAZISI
Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacılardan ..., ölenin amcası olup, ilk yeğeni olan Nur Banu Uyanık'ın trafik kazası sonucu yaşamını yitirmesi nedeniyle manevi tazminat isteminde bulunmuş mahkemece de davacı amca için 2500 lira manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir. Davalıların temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur. 2/a bendindeki bozma nedenine katılıyoruz. Ancak 2/b bendindeki bozma nedenine katılmıyoruz.
Şöyle ki; bozma kararında da değinildiği gibi B.Y'nın 47. maddesi uyarınca ölenin ailesine manevi zarar olarak hak ve adalete uygun bir tutarda manevi tazminat ödenmesine karar verilebilir. Aile kavramı, "çekirdek aile" denilen ana- baba ve kardeşlerden ibaret olmayıp daha geniş olarak yorumlanmalıdır. Nitekim dava konusu olayda büyükanne ve büyükbaba da manevi tazminat istemiş ve mahkemece de hüküm altına alınmıştır.
Kural olarak dayı, teyze, amca ve hala da aile kavramına dahil olan bireylerdir ve ölümden etkilendikleri varsayılır. Bunun aksi davalı tarafından iddia ve ispat edilmediği sürece onların yararına da manevi tazminata hükmedilmesi gerekeceği Dairemizce kabul edilmiş ve yıllardır uygulama bu yönde süregelmiştir.
Davacı amcanın manevi tazminata hak kazanmamasını gerektiren bir olgu iddia ve isbat edilmediğine göre mahkemece davacı ... yararına manevi tazminata hükmedilmesinde bir yanlışlık bulunmamaktadır. Bu nedenle bozma kararının 2/b bendine katılmıyoruz. 06/05/2010
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/7124, K. 2010/5584, 6 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama