KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/7135 E., 2010/1031 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
572 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Kadastro Genel Müdürlüğü aleyhine 17/10/2006 ve 14/02/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 26/11/2008 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 09/02/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalı vekili Avukat... geldiler. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacıların öteki temyiz itirazına gelince; dava, sahte vekaletname ile tapu işlemi yapılmasından dolayı uğranılan zararın, Medeni Yasa'nın 1007. maddesi uyarınca, ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Davacılar, satın aldıkları taşınmaz tapusunun, daha sonra açılan davada, satışın sahte vekaletname ile yapıldığı gerekçesiyle iptal edildiğini belirterek, taşınmaz bedeli ve tapu iptali davasında karar verildiği için davacılara ödedikleri yargılama giderlerinin davalıdan alınmasını istemişlerdir.
Yerel mahkemece, tapu iptali dava dosyasındaki yargılama giderinin o davada çözümlenmesi gerektiği, ayrı bir dava ile istenemeyeceği gerekçesiyle, bu kalem istek reddedilmiştir. Yerel mahkemece, davacıların bu zararının da tapuda sahte vekaletname ile yapılan satış işleminin bir sonucu olduğu gözetilmeden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
3-Davalının öteki temyiz itirazlarına gelince; a)Dosyadaki kanıtlara göre, davacılara tapuda sahte vekaletname ile taşınmaz satılmış ve taşınmazın gerçek sahibinin açtığı tapu iptali ve tescil davası sonucu taşınmaz elinden alınmıştır. Şu durumda, yapılan satış işlemi geçersiz olduğundan, davacı dava konusu taşınmaza hiç sahip olamamıştır. Yolsuz tescille
2009/7135-2010/1031
mülkiyet geçmeyeceğinden, davacıların zararı, taşınmazı almak için ödediği bedel, tapu iptali ve tescil davasındaki yargılama gideri ve bunların faizleri toplamından ibarettir. Davacıların uğradığı zarar kapsamının buna göre belirlenmesi gerekir.
Ayrıca, zarar kapsamı belirlendikten sonra ıslah dilekçesi ile istenen 554.720,00 YTL zamanaşımı nedeniyle reddedildiğinden davacıların zarar tutarı, dava dilekçesinde istenen 50.000,00 YTL taşınmaz bedeli ile 4.550,00 YTL tapu iptali ve tescil davası nedeniyle ödenen yargılama gideri toplamını geçemez.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeden, taşınmazın tapu iptali ve tescil davasının kesinleştiği güne göre değerini belirleyen bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmiş olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır.
b)Tapudaki satış işleminde kullanılan sahte vekaletnamedeki fotoğrafın sonradan yapıştırıldığı ve fotoğrafın üzerindeki mühür ile dışındaki mührün birbiri ile uyumlu olmadığı davacıların da fark edebileceği bir durumdur. Bu nedenle, davacıların da gerekli özeni göstermedikleri benimsenerek, belirlenecek tazminat tutarından Borçlar Yasası'nın 44. maddesi gereğince uygun bir indirim yapılmalıdır.
Yerel mahkemece açıklanan bu yönün gözetilmemiş olması da bozmayı gerektirmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. 09/02/2010
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/7135, K. 2010/1031, 9 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama