KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/7325 E., 2010/3832 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 18/05/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/06/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Davalılardan ..., sürücüsü olduğu araç ile dava dışı ...'in sürücüsü olduğu mobilete çarptıktan sonra kaldırımda yürüyen davacıya çarparak yaralanmasına yol açmıştır. Ceza mahkemesinde yargılanan davalı sürücü ile dava dışı ... kusurlu bulunmuşlar, davacı ise kusursuz bulunmuştur. Kazada kafatası kırılan davacı, yaşam tehlikesi geçirmiş, altı ay iş ve gücünden kalmıştır.
Olayın oluşu, kusur durumu, yaralanmanın derecesi ile tarafların ekonomik ve sosyal durumları gözetildiğinde davacı yararına takdir edilen 5.000,00 YTL manevi tazminat azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davacı yararına 8.000,00 YTL manevi tazminat takdir olunmak suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/7325, K. 2010/3832, 1 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama