KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/7399 E., 2010/1041 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 11/07/1997 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 22/12/2008 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 09/02/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı asil ... geldi, karşı taraftan davacılar adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacıların öteki temyiz itirazlarına gelince; a)Dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümü ve traktörün hasarlanmasından dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemlerine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Davacılardan ..., kazada traktörün hasarlandığını ileri sürerek maddi tazminat istemiştir. Yerel mahkemece, traktörün hasarlandığı iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle istem reddedilmiştir. Oysa trafik kaza tespit tutanağında davacının traktörünün hasarlandığı belirtilmiştir.
Yerel mahkemece davacının traktörünün hasarlandığı olgusu kabul edilerek, Borçlar Yasası'nın 42. maddesi gereğince belirlenecek zararın ödetilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
b)Davacılardan ..., karşı tarafa ait aracın sigorta şirketlerine ödediği tazminat tutarının da rücu yolu ile davalıdan alınmasını istemiş ise de kanıtlanamadığı gerekçesiyle bu istek de reddedilmiştir. Yerel mahkemece, davacının bildirdiği bu sigorta şirketlerine davacı tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise belgeleri getirtilerek varılacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır.
2009/7399-2010/1041
c) Tazminat hukuku ilkeleri gereğince, haksız eylemden kaynaklanan zararın ödetilmesi amacıyla açılan davalarda, istek bulunması durumunda, hükmedilecek tazminatlara olay gününden itibaren faiz yürütülmesi gerekir. Davacı dava dilekçesinde, hüküm altına alınacak tazminatlara olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesi istediği halde, kabul edilen manevi tazminatlara da olay gününden itibaren faiz yürütülmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, kabul edilen manevi tazminatlara dava gününden itibaren faiz yürütülmüş olması da bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalının öteki temyiz itirazına gelince; davanın tarafı olmayan, davadaki konumu sadece ihbar olunan ... ve ... Sigorta AŞ hakkında da davanın reddine karar verilmiş olması ayrı bir bozma nedenidir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/7399, K. 2010/1041, 9 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama