KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/7590 E., 2010/3569 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma·2 bölüm
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 18/06/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/04/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 29/03/2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(M)
KARŞI OY YAZISI
Davacı ... Federasyonu Genel Başkanı, dernek genel başkan yardımcısı olarak çeşitli dönemlerde ... suyunun sağlıklı olmadığı konusunda belediye başkanı olan davalı ve başkanı olduğu ... Büyükşehir Belediyesi'ni hedef alan konuşmalar yapmıştır.
Davalı da katıldığı bir televizyon kanalındaki konuşmasında gerek davacıya ve gerekse ... suyu ile ilgili eleştirilere cevap verirken davacı ile ilgili olarak "Bak birilerini ne hale getireceğim... PKK'nın sosyal faaliyetlerine katılıyor mu? Destekliyor mu? Sözlerini söylemiştir.
Yerel mahkeme hakimi de bu sözlerin kamu oyunda davacının terör örgütü ile ilişkisi bulunduğu konusunda izlenim yarattığı gerekçesi ile davalıya kısmen manevi tazminat ödemeye mahkum etmiştir.
Davaya konu söyleşideki beyanların tümü göz önüne alındığında, davalının kendince haksız olan eleştirilere cevap verdiği gibi, davacıda dahil olmak üzere kendisini eleştirenlerin samimiyet ve maksatlarını ortaya çıkarmak ve televizyon izleyiciyerinin eleştirileri daha iyi değerlendirlemelerini sağlamak adına izleyicileri bilgilendirmek amacı ile onların siyası düşünceleri ve geçmişleri hakkında beyanda bulunduğundan,
hakaret ve kişilik haklarına saldırı amacı bulunmadığından ve ayrıca tazminat verilmesine esas alınan sözlerde davacı ile ilgili bir suçlama olmadığı gibi aleyhe olabilecek bir tespitte yapılmayıp sadece soru sorulduğundan ve bu duruma göre hukuka aykırılıktan bahsedilemeyeceğinden tazminat talebinin reddine karar verilmesi düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun düşünce ve kararlarına katılmıyorum. 29/03/2010
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/7590, K. 2010/3569, 29 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama