KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/7608 E., 2010/4097 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Hazinesi aleyhine 01/12/2008 gününde verilen dilekçe ile MK'nın 1007. maddesine dayalı tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle yargı yolu itibariyle mahkemenin görevsizliğine dair verilen 07/04/2009 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve HUMK'nun 438/2.maddesi uyarınca duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, Medeni Yasa'nın 1007. maddesi gereğince tapu sicilinin tutulmasından dolayı Devletin sorumluluğuna dayanan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, Devlet tarafından oluşturulan kadastro komisyonunca yapılan tespit işlemlerinin doğru yapılmaması nedeniyle oluşan zararın ödetilmesinin istenildiği, Hazine'nin savsama biçiminde gerçekleşen idari eyleminden dolayı zararın doğduğu, idari eylemden doğan zarara ilişkin davaya idari yargı yerinde bakılması gerektiği gerekçesiyle, yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesi reddedilmiş; karar, davacılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar, dava dışı üçüncü kişiden 1993 yılında satın aldıkları 6894 ada 5 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 9 nolu bağımsız bölüme ait tapu kaydının, davalı ... tarafından açılan dava sonunda iptal edildiğini ancak, kendilerine bir bedel ödenmediğini belirterek uğradıkları zararın ödetilmesini istemişlerdir.
Dosyada bulunan 6894 ada 5 parsel sayılı taşınmaza ilişkin tapu kaydına göre A blok 9 nolu bağımsız bölüm, ½’şer paylı olarak davacılar adına 08/11/1993’de tescil edilmiştir. Dosyada bulunan Antalya Asliye 4. Hukuk Hakimliği'nin 2005/168-2006/527 sayılı kararı gereğince 5 parsel sayılı taşınmazın 1383 m2lik bölümünün öncesinin orman olduğu gerekçesiyle tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir.
Tapu sicilinin önemi ve kişilerin bu sicile olan güven duygularını sağlamak yönünden Medeni Yasa'nın 1007. maddesi ile tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan ötürü Devletin doğrudan sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiştir. Bu sorumluluk asıl ve objektif sorumluluk olduğundan zarara uğrayan doğrudan Devletten zararın ödetilmesini isteyebilir. Sicil tutma işleminden ya da bu işlemin yerine getirilmemiş olmasından kaynaklanan uyuşmazlıklarda Borçlar Yasası’nın haksız eylemden doğan sorumluluğa ilişkin kurallarının uygulanacağı da kuşkusuzdur.
Yerel mahkemece, davacıların Medeni Yasa'nın 1007. maddesi gereğince tapu sicilinin tutulmasından doğan zararın ödetilmesini istedikleri gözetilerek, uyuşmazlığın esası incelenip varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/7608, K. 2010/4097, 8 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama