KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/7712 E., 2010/3580 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
256 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 11/04/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 12/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız şikayet nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemlerine ilişkindir. Yerel mahkemece, davalının yasal hak arama sınırları içinde davrandığı gerekçesiyle istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Dosya içeriğine göre davalı; bazı eşyasının aracına yolcu olarak binen iki kişi tarafından çalındığı iddiası ile şikayetçi olmuş, daha sonra rastlantı sonucu karşılaştığı davacının bu kişilerden biri olduğu savı ile kolluk makamlarına başvurmuş ve davacı gözaltına alınmıştır. Yapılan soruşturmada, iddia olunan hırsızlık eyleminin gerçekleştirildiği gün yurt dışında bulunduğu ortaya çıkan davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.
İleri sürülen hırsızlık eylemi ile davacının ilgisi konusunda davalının, salt kuşkuya dayalı açıklamaları dışında hiç bir belirti (emare) bulunmamaktadır. Şu durumda, davalı yararına hukuka uygunluk nedeninin gerçekleştiğinden söz edilemeyeceğinden, davacının maddi zararının kapsamı belirlenerek varılacak sonuca göre maddi tazminat isteminin ve kişilik haklarının saldırıya uğramasından dolayı da davacı yararına takdir edilecek uygun bir tutarda manevi tazminatın kabul edilmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle, istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/7712, K. 2010/3580, 29 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama