KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/7735 E., 2010/5891 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 20/06/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 19/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, yayın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı; Hürriyet gazetesinin Ankara ekinde kendisi tarafından hazırlanan, “Kızılırmak suyu olmaz” başlıklı haber nedeniyle, davalı belediye başkanı tarafından gerçekleştirilen basın toplantısında söylenen söz ve sergilenen eylemin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu belirterek, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir.
Davalı ise, hukuka ve ahlaka aykırı bir eyleminin bulunmadığını ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davacının iddia ettiği ishal olayı ile filtre tıkanmasının yaşanmadığı, şehre verilen sular karıştırılmak sureti ile değerlerin düşürüldüğü, laboratuarlarda yapılan çözümlemelerde (analizlerde) su değerlerinin Amerika ve Avrupa standartlarına uygun olduğunun anlaşıldığı, davacının gerçek olmayan bazı iddialarına karşı davalının tepki olarak "yalan söylüyorsun" demesinin kışkırtma hafif olsa da kusurun ağır sayılabilme niteliğini ortadan kaldırdığı gerekçesiyle, istemin tümden reddine karar verilmiştir.
Dava konusu yayının, DSİ Genel Müdürlüğü'nün 2005 yılında yayınlanan “Hirfanlı ve Kesikköprü Baraj Gölleri ve Havzalarında Kirlilik Araştırması” isimli rapora dayandırılarak hazırlandığı, haberde yer alan “Kızılırmak suyu, DSİ'ye göre sağlık açısından sakıncalı çıktı, değerler yüksek bulundu ve ishal yapar uyarısı geldi.” biçimindeki değerlendirmelerin bu raporun 212-216 sayfalarında verilen bilgiler içerisinde yer aldığı anlaşılmıştır. Bu raporda yer alan bilgilere dayanılarak yapılan haber nedeniyle davalının, davacıya yönelik olarak “seni yalancılıkla itham ediyorum” biçiminde sözler söylemesi onun kişilik haklarına saldırı oluşturur.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davacıların kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu benimsenip davacı yararına uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/7735, K. 2010/5891, 13 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama