KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/7754 E., 2010/3873 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
517 kelime·3 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 01/02/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 10/07/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı idare, tahakkuk memuru ve sayman olarak görev yapan davalıların; ilköğretim müfettişlerinin görev yeri dışında geçirdikleri çalışma sürelerine bakmaksızın, sürekli olarak, tam gün üzerinden geçici görev harcırahları ödediklerini, bu ödemelerin 6245 sayılı Harcırah Yasası'na aykırı olduğunu belirterek, uğradığı zararın ödetilmesini istemiştir.
Davalılar ise, ödemelerin yasal düzenlemelere ve idari yargı kararlarına uygun olduğunu ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece, davalıların savunmaları doğrultusunda istem reddedilmiştir.
6245 sayılı Harcırah Yasası'nın 14. maddesinde, görev yeri dışında geçici olarak çalışmaları durumunda, Devlet memurlarının yol gideri ve yevmiye verileceğine ilişkin düzenleme yer almaktadır. Aynı Yasa'nın 33/b maddesi gereğince; "Devamlı ikamet ettikleri yerler dikkate alınarak kurumlarınca belirlenen görev merkezi, mıntıka merkezi ve grup merkezi dışına teftiş, denetim, inceleme veya soruşturma görevi ile gönderilen… İlköğretim Müfettişleri ve Müfettiş Yardımcıları'ndan… il düzeyinde teftiş, denetim veya inceleme yetkisine sahip bulunanlara birinci derece kadrolu memur için tespit olunan gündelik miktarının 0,9 katı gündelik olarak ödenir."
Yine aynı Yasa'nın 39. maddesi gereğince, "Resmi bir görevle memuriyet mahalli içinde bir yere gönderilenlere gündelik verilmez. Geçici bir görevle memuriyet mahalli dışındaki bir yere gönderilenlerden, buralarda ve yolda öğle (saat 13.00) ve akşam (saat 19.00) yemeği zamanlarından birini geçirenlere 1/3, ikisini geçirenlere 2/3 oranında ve geceyi de geçirenlere tam gündelik verilir."
Açıklanan bu yasal kurallar karşısında, ilköğretim müfettişlerine ödenecek gündelikler yasada yer alan özel düzenlemelere göre belirlenmelidir. Davalıların 6245 sayılı Harcırah Yasası'nda gösterilen kuralların dışına çıkarak, ilköğretim müfettişlerinin tüm geçici görevleri nedeniyle, görev yeri dışında geçirdikleri sürelere bakmadan, tam ödeme yapmış olmaları doğru değildir. Gerçekten, dava konusu ödemelere ilişkin olarak verilen 21.07.2005 gün ve 338 sayılı Sayıştay kararı da bu yöndedir.
Diğer yandan, ilköğretim müfettişlerinin görev yeri dışında geçirdikleri süreye bakılmaksızın tam gündelik verilmesi gerektiği yönünde önceki yıllara ilişkin olarak verilmiş idari yargı kararları varsa da bu davalar bireysel olup genel uygulamaya yönelik bir düzenleme içermemektedir. Bunun yanında, bu idare mahkemesi kararları yönünde verilmiş bir genel uygulama yönergesi olmadığından, davalıların yaptığı uygulamanın yasal bir dayanağı da bulunmamaktadır.
Ancak ne varki, önceki yıllar da davacı idare aleyhine verilmiş olan idare mahkemesi kararlarının etkisi ile idarenin gereksiz yere dava masrafı ödememesi kaygısı ile yapıldığı anlaşılan bu uygulamada davalıların kötüniyet veya ihmalinden söz edilemez. Bu nedenle usulsüz ödemeler ile ortaya çıkan zararın tamamından sorumlu tutulmaları hakkaniyete uygun düşmeyeceğinden B.K. 43. maddesi uyarınca zarardan uygun bir indirim yapılması gerektiği de düşünülmelidir.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, yukarıda gösterilen yasal düzenlemeleri tümü ile uygulamayıp fazla ödemeye ve böylece davacı idarenin zarara uğramasına yol açan davalıların, kapsamı belirlenecek zarardan sorumlu tutulmamış olmaları usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/7754, K. 2010/3873, 5 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama