KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/8477 E., 2010/4286 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
531 kelime·3 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ...Ş aleyhine 16/02/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28/04/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, davalı şirkete ait radyolink istasyonun önleme (istinat) duvarı ile beton zemininin, aşırı yağış nedeniyle yıkılması sonucu davacının meyve bahçesine verilen maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.
Davacı, davalı Şirket'e ait olup dolgu toprak üzerine yapılan ve kalın betonla kaplanan radyolink istasyonu duvarının, 01.11.2006 günü meydana gelen yağış nedeniyle doyan toprağın üzerindeki betonun ağırlığı taşıyamayarak meyve bahçesine aktığını, bundan dolayı bahçenin kullanılamaz hale geldiğini belirterek, uğradığı 63.000,00 TL maddi zararının ödetilmesini istemiştir.
Davalı ise, davacıya ait taşınmazın üst kısmında kendilerine özgülenen yerde radyolink istasyonun bulunduğunu, özgülenen yerin bir bölümünde toprak kayması meydana geldiğini, zararın doğal afet sonucu oluştuğunu, olay tarihinde bölgede çok sayıda su baskını ve heyelan gerçekleştiğini, radyolink istasyonunun zararın oluşmasında etken olmadığını, davalının bölgedeki ağaç yapısına zarar vererek meyve ağacı dikmek suretiyle zararın oluşmasında bölüşük kusuru bulunduğunu, aşırı yağışın önlenemez neden (mücbir sebep) olarak kabul edilmesi gerektiğini, istenen tazminat tutarının çok yüksek olduğunu ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece keşif yapılarak alınan bilirkişi raporu ve ek raporu benimsenerek, 39.200,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Dava dilekçesinde ödetilmesi istenen zarar tutarı 63.000,00 TL olarak belirtildiği halde yerel mahkemece davanın “kabulüne” karar verilerek 39.200,00 TL maddi tazminat ödetilmesine karar verildiği, reddedilen tutar üzerinden yargılama gideri ve vekalet ücretinin belirlenerek gerekçeli kararın hüküm bölümünde gösterilmediği anlaşılmıştır.
Yerel mahkemece, istemin bir bölümünün kabul edildiği gözetilerek, yargılama giderlerinin kabul ve ret oranına göre taraflar arasında paylaştırılmamış ve reddedilen bölüm üzerinden davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/8477, K. 2010/4286, 12 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama