KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/8531 E., 2010/4762 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Unlu Mamuller Hububat San. Tic. Ltd. Şti. ve diğeri aleyhine 24/08/2007 gününde verilen dilekçe ile trafik kazasından kaynaklanan desteğin ölümü nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14/04/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ve davalılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Davacılar, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, ölenin küçük çocuğu Hafize Bayram yararına destekten yoksun kalma tazminatı alınmasını istemişler; yargılama sırasında harçlandırılmış ıslah dilekçesi ile bu istemlerini arttırmışlardır. Yerel mahkemece ıslah dilekçesi davalılara tebliğ edilmeden, ıslah dilekçesiyle arttırılan tutarı da kapsar biçimde, davalıların maddi tazminat ile sorumluluğu yönünde karar verilmiştir.
Islah dilekçesinde ileri sürülen istem, ıslah dilekçesiyle talep sonucunun artırılması biçiminde olsa da yeni bir dava niteliğinde olduğundan, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 195 ve izleyen maddelerinin uygulanması; bu bağlamda, ıslah dilekçesinin karşı yana tebliği ile cevap süresinin beklenilmesi ve cevap süresi geçtikten sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, ıslah dilekçesi davalı yana tebliğ edilmeden, davalıların savunma hakkı kısıtlanarak yargılama sürdürülüp yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/8531, K. 2010/4762, 22 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama