KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/8538 E., 2010/4171 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 24/10/2007 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13/11/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız icra takibi nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalının kötü niyetli olarak değiştirilmiş (tahrifat yapılmış) senede dayanarak icra takibi başlatması nedeniyle kişilik haklarının zarara uğradığını belirterek, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir.
Davalı ise, icra takibinin tümden haksız olmadığının anlaşıldığını, haciz işlemi uygulanmadığından davacının zararının oluşmadığını, itirazın iptali davasında tazminat istemi reddedildiğinden artık bu davada tazminat istenemeyeceğini ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davacının işvereni olan davalının, işçilerden baskı ile imzalı belgeler aldığının incelenen bazı işçi alacaklarına ilişkin dosyalardan anlaşıldığı, davalı işverenin bunlar daha sonra işçiler aleyhine kullanıldığı, dava konusu bononun da değiştirilerek icraya konulduğu, davacının gelirinden daha fazla tutardaki senedi sebepsiz olarak ödemek zorunda bırakılacağı gerekçesiyle, istemin bir bölümü kabul edilmiştir.
Dosyadaki belgelerden; davacının, davalının ortağı olduğu mobilya şirketinde işçi olarak çalıştığı, “5.000,000” TL olarak düzenlenen bononun değiştirilerek (tahrifatla) “5.000.000.000” TL olarak icraya konulduğu, davacının harca ve imzaya itirazı üzerine imzanın davacıya ait olduğu, tutarının “5.000,000” TL olarak belirlendiği ve bu tutar üzerinden takibin devamına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Takip ve itiraz dosyalarına göre davalının, senetteki tutarı değiştirerek davacıya karşı haksız eylemde bulunduğu anlaşılmaktadır. Ne var ki, olayların gelişimi ve alacağın bir bölümü yönünden takibin devamına karar verilmiş olması karşısında davalının davacıya manevi tazminat ödemesine karar verilmesi yerinde ise de davacı yararına takdir edilen 15.000,00 YTL manevi tazminat fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdiri için kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davacı yararına 2.500,00 YTL manevi tazminat takdir olunmak suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/8538, K. 2010/4171, 8 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama