KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/8789 E., 2010/4918 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
261 kelime·1 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 17/01/2005 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/12/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ve davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların tüm temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının temyiz itirazına gelince; dava, kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi isteğine ilişkindir. Yerel mahkemece, davacılardan ... ile ...’ün istemleri reddedilmiş; diğer davacı ...’in isteminin ise bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davalının şikayeti üzerine diğer iki davacı hakkında açılan ceza davasının yargılama aşamasında davacılardan ... tanık olarak anlatımlarda bulunmuştur. Tanık anlatımlarına karşı diyeceklerini 22.09.2004 günlü dilekçesinde bildiren davalı; tanık ...’in sanıkların yanında çalışıyor olması nedeniyle doğru söylemediğini, sanıklar tarafından yalan söylemesi için inandırılmış (ikna edilmiş) olduğunu belirtmiştir. Davalının bu açıklaması, tarafı olduğu bir davada iddia ve savunma hakkının kapsamı içinde kalacak nitelikte olduğundan davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmaz. Davalının, davacılardan ... hakkında bunun dışında bir eylem ve söylemi de bulunmamaktadır.
Yerel mahkemece açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek, davacılardan ...'in manevi tazminat isteminin de reddedilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/8789, K. 2010/4918, 26 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama