KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/9372 E., 2010/5308 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
397 kelime·2 dk okuma
Davacı ... A.Ş vekili Avukat ... tarafından, davalı ... (İzafeten Muhakemat Müdürlüğü Balıkesir) aleyhine 04/05/2006 gününde verilen dilekçe ile tapu kayıtlarının yanlış tutulmasına dayalı maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 07/04/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dava, tapu sicilinin hatalı tutulmasından dolayı uğranılan zararın, Devletin sorumluluğuna ilişkin Medeni Yasa'nın 1007. maddesi gereğince, ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Davacı Banka, dava dışı ...
Ltd Ş’nin kredi borcunun güvencesi olan sınırsız ipoteğin taşınmazın tapu kaydına tescilinden sonra; ancak, ipotek gününden önceki tarihte, taşınmazın tapu kaydına ihtiyati tedbir konulduğunu, bu ihtiyati tedbir nedeniyle taşınmaz satılamadığından alacağını alamadığını, taşınmaz üzerinde hiçbir sınırlama olmadığını doğrulattıktan sonra taşınmazın tapu kaydına ipotek kurup kredi kullandırdıklarını, borcun ödenmemesi üzerine satış aşamasında ihtiyati tedbir ile karşılaştıklarını, icra müdürlüğünün satış istemini reddettiğini, tapu idaresinin de ihtiyati tedbirin ipotek kurulduktan sonra konulduğunu kabul ettiğini,
tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Hazine'nin kusursuz sorumluğu olduğunu belirterek, ipotek bedeli ile yoksun kaldığı karın davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı idare ise, davacı Banka'nın tapu sicilini yeterince incelemediğini, zarardan söz edilebilmesi için tapu memurunun hukuka aykırı işlemi ile zarar arasında nedensellik bağı olması gerektiğini belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, taşınmaz üzerindeki ihtiyati tedbirin ipotek kurulduktan sonra geriye dönük olarak kayıtlara işlendiği gerekçesi ile davalı idarenin zarardan sorumlu olacağı kabul edilmiştir.
Dava, Medeni Yasa'nın 1007. maddesinde düzenlenen tapu sicilinin tutulmasından dolayı Devletin sorumluluğuna ilişkindir. Ancak davacının hakkı mülkiyet hakkına değil şahsi hakka dayalı olduğundan davacının zarara uğradığının kesin olarak saptanması gerekir. Bu nedenle Burhaniye Asliye Hukuk Hakimliği'nin 2004/347 Esas sayılı davanın sonucu beklenerek varılacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
2-492 sayılı Harçlar Yasası'nın 13/j maddesi gereğince genel bütçeye dahil idarelerin Harçlar Yasası'nın 1 ve 3 sayılı tarifelerine giren bütün işlemler harçtan bağışıktır. Aynı Yasa gereğince harçtan bağışık olan Hazine'nin harç ile yükümlü tutulmuş olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/9372, K. 2010/5308, 3 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama