KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/9785 E., 2010/6301 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
766 kelime·4 dk okuma
Davacı ... Ltd. Şti vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 04/02/2009 ve 20/05/2009 gününde verilen dilekçeler ile tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 10/06/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davacı vekili ve diğer davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 02/02/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı hazine vekili Avukat ... geldi, karşı taraftan davacı adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılardan ...'in tüm, davacı ile diğer davalı Hazine'nin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalı Hazine'nin öteki temyiz itirazına gelince; dava, kaçak olduğu gerekçesiyle el konulan mazotun geri verilmemesi nedeniyle uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Davacı, kaçak olduğu gerekçesiyle el konulan mazotun davalıya ait sundurmaya konulduğunu, bir bölümü burada kaybolan mazotun kalan bölümünün davalılardan ...'e yediemin olarak teslim edildiğini, ceza mahkemesinde yargılanan ilgili kişilerin beraet ettiğini ve mazotun geri verilmesine karar verildiğini; ancak, mazotun kendisine teslim edilmediğini belirterek, uğradığı maddi zararın ödetilmesini istemiştir.
Davalı ise; olaya, davacının kaçakçılık kuşkusu oluşturacak eylemi ile yol açtığını ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, yakalanan motorinin TSE ölçüm değerlerine (standartlarına) uygun olması nedeniyle davacının olayın meydana gelmesinde bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle, hak ve adalete uygun bir indirim yapılmasına gerek olmadığı sonucuna varılarak istemin kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kanıtlara göre; bir ihbar üzerine davacıya ait araçta yüklü bulunan mazotun fatura ve gönderme belgesi (irsaliye) gibi belgelerinin bulunmaması nedeniyle araca ve mazota jandarma tarafından el konularak araç davalıya ait sundurmaya konulmuş; ilgili kişilerin yargılandığı ceza mahkemesince mazotun TSE'ye uygun olduğu belirlenerek beraat kararı verilmiş; kararın temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nce zamanaşımı nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına, kaçak olmadığı anlaşılan mazot ile taşındığı aracının geri verilmesine karar verilmiştir.
Mazotun kaçak olmadığına ilişkin fatura, gönderme belgesi ve benzeri bir belge bulundurup jandarma görevlilerine sunmayan davacı, mazota el konulmasında bölüşük kusurlu olup yerel mahkemenin davacının kusuru olmadığına ilişkin gerekçesi yerinde değildir.
Yerel mahkemece, davacının bölüşük kusuru gözetilerek, hesaplanan 191.086,00 TL maddi tazminattan davalı yararına uygun bir tutarda indirim yapılmamış olması;
3-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Yargılama aşamasında verdiği ıslah dilekçesi ile davayı ıslah eden davacının ödediği ıslah harcının, gerekçeli kararın hüküm bölümünde gözetilmemiş olması;
b)Oluşan zarardan dayanışmalı (müteselsil) olarak sorumlu olan davalıların, davacı yararına takdir edilen avukatlık ücretinden de dayanışmalı olarak sorumlu oldukları gözetilmeyerek, davacı yararına hesap ve takdir edilen avukatlık ücretinin davalılardan ...'den alınmasına karar verilmiş olması;
Usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davalıların 165.928,00 TL maddi tazminat ile sorumlu tutulması, ıslah harcının gözetilmesi ve avukatlık ücretinden davalıların sorumlu tutulmaları suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/9785, K. 2010/6301, 27 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama