KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/9882 E., 2010/5663 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
421 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Hiz. Tic. Ltd. Şti. aleyhine 14/04/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 03/04/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, davalı şirket tarafından komşu taşınmaz sınırına duvar yapımı nedeniyle davacıya ait taşınmaz içinde bırakılan inşaat atığı ve molozların temizlenmesi giderinin ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacıya ait taşınmaza komşu olan taşınmaz sınırına davalı tarafından duvar inşaatı yapılmıştır. Taşınmazlar arasındaki kot farkı nedeniyle duvarın yapımı sırasında çıkan hafriyat ve inşaat atıkları aşağıda olan davacıya ait taşınmaz içerisinde birikmiştir. Davacı bunların yerinden kaldırılması için gereken gideri istemektedir.
Birbirine sınır olan iki taşınmazın bağımsız olarak kullanılabilmeleri için ortak sınıra bir duvar yapılmasında yarar olduğu anlaşılmaktadır. Davacıya ait taşınmaz tarım arazisi niteliğinde olmayıp büyük araçlar için otopark olarak kullanılmaktadır. Bu kullanım amacına göre duvarın yapılmasında davacının da yararı bulunmaktadır. Bunun yanında, davacının taşınmazında düzeltme amacıyla çalışma yaparken, bu malzemelerin tamamını başka yere taşınmayıp bir bölümünün davacı taşınmazı içine yayarak kullanması olanağı da vardır. Tüm bu nedenlerle, davalının ortaya çıkan zararın tamamından sorumlu tutulması hak ve adalete uygun olmaz.
Yerel mahkemece olayın açıklanan bu yönü de gözetilerek, belirlenen 61.454,50 TL tazminat tutarından Borçlar Yasası'nın 43. maddesi gereğince uygun bir tutarda indirim yapılmamış olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davalının 45.000,00 TL tazminat ile sorumlu tutulması suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/9882, K. 2010/5663, 10 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama