KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/10141 E., 2011/12924 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vd. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 15/01/2007 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14/10/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... Turizm İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince:
Dava, haksız eylem sonucu desteğin ölümü nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılardan ... Turizm İnşaat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar zorunlu dava arkadaşı olmadıklarından, karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 12. maddesi gereğince her bir davacının istediği maddi tazminatın reddedilen tutarları yönünden davalı yararına ayrı ayrı avukatlık ücreti takdir edilmesi gerekir.
Yerel mahkemece, kabul edilen maddi ve manevi tazminat tutarları yönünden davacılar yararına ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmiş olmasına rağmen, yukarıda açıklanan yön gözetilmeyerek, davalı yararına tek vekâlet ücreti takdir edilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/10141, K. 2011/12924, 5 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama