KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/1019 E., 2010/12882 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
508 kelime·3 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 22/06/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/11/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Davalı ...'nın temyizi incelendiğinde; davacı, davalı ... başkanlığının yeni yapılan iş merkezinin iskana elverişli olmadığı halde açılıp faaliyette bulunmasına izin vermesi nedeniyle, bu iş merkezi inşaatındaki bir eksiğin yol açtığı zarardan sorumlu tutulmasını istemiştir.
Dava dilekçesindeki anlatımdan da anlaşıldığı üzere dava, kamu yasaları ile davalı idareye verilmiş olan görevin yerine getirilmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı, davalının yasada verilen görevin eksik, hatalı ve gecikmeli olarak yerine getirildiğini iddia etmektedir. Bu duruma göre uyuşmazlığın, davalı idarelere yasa ile verilmiş olan bir görevin, kamu hukuku kuralları içinde yerine getirilmesi sırasındaki eylem ve işlemlerinden kaynaklandığı görülmektedir.
Kural olarak Adli Yargı yerinde idareyi belirli yönde işlem yapmaya zorlayıcı karar verilemez. Davacı, özel yasa ile belli kurallara bağlanmış olan binaların imar ve proje uygunluk denetiminin eksik yapılmış olması nedeniyle zarara uğradığını ileri sürdüğüne göre uyuşmazlığın, kamu hukuku kuralları çerçevesinde ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası'nın 2. maddesi gereğince idari yargı yerinde çözüme ulaştırılması gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, ... yönünden yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddedilmesi gerekirken, işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
2) a-Diğer davalı .... tur. San. ve Tic. A.Ş'nin temyizine gelince; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
b-Diğer davalı ... İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret AŞ‘nin diğer temyiz itirazlarına gelince; davacılar, iş merkezi üzerindeki cam bölmeye çıkışı engelleyici önlem alınmaması ve camın yeterli sağlamlıkta olmaması nedeniyle buradan düşen desteğin ölümünden dolayı bağımsız bölüm sahiplerini temsilen ... İş Merkezi Yönetim Kurulu Başkanlığı'nıda davalı olarak gösterilmişler ve mahkemece de bağımsız bölüm sahiplerini temsilen ... İş Merkezi Yönetim Kurulu Başkanlığı hükmedilen tazminat ile müteselsilen sorumlu tutulmuştur.
Davalılardan ... İş Merkezi Yönetim Kurulu Başkanlığı kararı temyiz etmemiş ise de, husumet konusu kamu düzenine ilişkin olup ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemelerce kendiliğinden gözetileceğinde ve davalılardan ... İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret AŞ‘nin bu yöndeki temyizinde hukuki yararı bulunduğundan, husumet konusu da incelenmiştir.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası'na göre bina yönetimlerinin ayrı bir tüzel kişiliği bulunmadığından binanın ortak yerlerinden kaynaklanan zararlardan bağımsız bölüm sahipleri sorumludur. Öyleyse tapu kaydına göre bağımsız bölüm sahibi olanlar belirlenmeli ve davanın onlara yöneltilmesi sağlanarak bağımsız bölüm sahipleri hakkında karar verilmelidir.
Yerel mahkemece bu yön üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yazılı gerekçe ile karar verilmiş olması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/1019, K. 2010/12882, 13 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama