KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/1032 E., 2010/3237 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma
Davacı ... (asaleten ve ... 48 Ada Yönetimi Temsilen) vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ... Yakası Elektrik Dağ. A.Ş ve diğeri aleyhine 12/02/2006 gününde verilen dilekçe ile el atmanın önlenmesinin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 05/11/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı ..., duruşmasız olarak incelenmesi de davalı ... vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 23/03/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı ... vekili Av. ... ile karşı taraftan davacı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava, baz istasyonunun kaldırılması istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı ... 48 Ada Yönetimi, davalıya ait baz istasyonunun kaldırılmasını istemiştir.
Davalılar ise, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını belirterek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece husumet ehliyeti araştırılmadan istemin kabulüne karar verilmiştir.
Dava, ... 48 Ada Yönetimi adına açılmıştır. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası uyarınca bu tür davaların bağımsız bölüm sahiplerince (kat maliklerince) açılması gerekir.
Yerel mahkemece, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası'na göre tüzel kişiliği bulunmayan apartman yönetiminin bağımsız bölüm sahipleri adına dava açamayacağı gözetilerek, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerekirken işin esası incelenerek, istemin kabul edilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/1032, K. 2010/3237, 23 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama