KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/10519 E., 2011/11489 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 10/06/2009 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın reddine dair verilen 20/04/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 01/11/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat ... geldi, karşı taraftan davalı adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince:
Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece, istemin reddine karar verilmiş; karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Yerel mahkemece manevi tazminat istemi tümden reddedilmiş, davalı yararına nisbi vekalet ücreti takdir edilmiştir. Karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10. maddesi dikkate alınarak manevi tazminat isteminin tümden reddedilmesi durumunda davalı taraf yararına maktu vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken nisbi vekalet ücretine karar verilmiş olması doğru değildir. Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nun 438. maddesi uyarınca karar düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/10519, K. 2011/11489, 1 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama