KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/10828 E., 2011/12500 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 18/11/2005 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 29/05/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, ölümlü trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu ölümlü trafik kazası sebebiyle Malatya 4. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 2005/987 Esas-2006/574 Karar sayılı dosyada yapılan ceza yargılaması sonucunda sanık ... 'in beraatine karar verildiği ve kararın Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2008/9609 Esas-2010/2443 sayılı kararı ile "Trafik kazası tespit tutanağı ve keşif sonucu alınan bilirkişi raporu ile Adli Tıp Kurumundan alınan rapor arasında sanığın kusur durumuna ilişkin oluşan çelişkinin giderilmesi bakımından eksik soruşturma ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi doğru bulunmamış kararın bozulmasına karar verilmiştir." biçiminde bozulduğu anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi gereğince hukuk hakimi ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değilse de; ceza mahkemesince belirlenecek maddi vakıalar hukuk hakimi yönünden de bağlayıcıdır. Dava konusu olayların özelliği nedeniyle hukuk mahkemesi tarafından verilen kararda da ceza mahkemesi tarafından yapılan yargılamada alınan Adli Tıp Kurumu raporuna dayanıldığına göre ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi beklenmeli, ceza davasının sonucuna göre yapılacak değerlendirme ile birlikte bu dava hakkında karar verilmelidir.
Yerel mahkemece yukarıda açıklanan hususlar gözetilmeden karar verilmesi doğru bulunmamış, temyiz olunan kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/10828, K. 2011/12500, 28 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama